| Striptiz kulübünde etrafı iplemeden oturmanın sebebi bunu gerçekten de düşünüyor olman. | Open Subtitles | السبب الوحيد لجلوسك في ناد للتعر متجاهلا التعري لانك تفكر بالأمر فعلا |
| Louisville Kentucky'de bulunan Sahara isimli country-western kulübünde tanıştılar. | TED | التقيا في ناد يدعى الصحراء في لويزفيل بولاية كنتاكي. |
| Alyanstaki baş harflerle, striptiz kulübünde kullanıIan kredi kartlarını karşılaştırdım. | Open Subtitles | أعبر المرجعية نقش على خاتم الزواج ضد بطاقات الائتمان المستخدمة في ناد للتعري. |
| Vergi kayitlarina göre su an Atlantic City'deki bir kulüpte çalisiyor. | Open Subtitles | تظهر سجلات الضرائب انها تعمل حاليا في ناد , في اتلانتيك سيتي |
| Edinburgh adındaki bir kulüpte. 8. ve 54. caddenin arasında. | Open Subtitles | في ناد يسمى إدنبرة عند تقاطع الشارع الثامن و الخامس و الأربعين |
| Bu gün gece kulübünde eroin alan bir genç farkında değildi ama... | Open Subtitles | اليوم كان في سن المراهقة شراء الهيروين في ناد ليلي.. لا يدرك أن.. |
| Striptiz kulübünde ovalama yapma durumunda kalınca elindekiyle yetinmelisin. | Open Subtitles | عندما تحتك بأحدهم في ناد التعري تكون خياراتك محدودة |
| Yani, iş arkadaşlarım var ama striptiz kulübünde çalıştığım için nedime kıyafetinin önü neden kapalı diye şikâyet edeceklerdir. | Open Subtitles | أعني لدي صديقات العمل ولكني كنت أعمل في ناد تعرِ وأعلم أن كل ماسيفعلونه هو الشكوى |
| Bir striptiz kulübünde cıvıtabiliyorsun bira içip birkaç meme görüyorsun elin kolun rahat durmadığı için kulüpten atılıyorsun. | Open Subtitles | التصرف بحرية في ناد تعري شرب البيرة, ورؤية بعض الأثداء ان أطرد من ناد تعري لاستخدامي يدي اكثر من اللازم |
| Striptiz kulübünde takıldıktan sonra sarhoşken hamle yapmak için en yanlış zamanı kolla ve onu bilerek soğut. | Open Subtitles | إختر لحظة خاطئة بالكامل للقيام بحركة تحت تأثير الثمالة بعض قضاء وقت في ناد تعري ويتم رفضك عن عمد منك |
| Gençken bir golf kulübünde vestiyerlik yapıyordum. | Open Subtitles | عندما كنت أصغر سنا,كان لدي وظيفة بإيداع المعاطف في ناد ريفي |
| Bunu bir striptiz kulübünde yapacaktık, ama yemekleri kötüydü. | Open Subtitles | حسناً، كنا سنقيمها في ناد التعرّي لكن ذلك الطعام كان فظيع. |
| Yani, biz de bir striptiz kulübünde tanışmıştık. | Open Subtitles | أعني، بالله عليك. لقد التقينا في ناد للتعرّي. |
| Kiralık denizaltı göremiyorum Marina del Rey'deki yat kulübünde bir sürü tekne var... | Open Subtitles | لا أرى أي غواصة للإيجار، ولكن هناك العديد من القوارب في ناد لليخوت في مارينا ديل ري. |
| Striptiz kulübünde Jeff Powers'ı soran adamın eşkali elimize ulaştı. | Open Subtitles | يو. حصلنا على رسم عودتنا من الرجل الذي ظهر في ناد للتعري، طلب جيف القوى. |
| Bilirsin işte, striptiz kulübünde biraz daha özel iş alacağım. | Open Subtitles | اتعرف , يمكن ان اتحصل على .خصوصيه أكثر لو عملت في ناد للتعري |
| Portland'da bir gece kulübünde. Mirage Room. | Open Subtitles | في ناد ليلي في بورتلاند ميراج روم |
| Peki, bir kulüpte çalışmak Ve bunu, bir penisim var ... | Open Subtitles | حسنا، أنا أعمل في ناد ... ... ولدي القضيب، لذلك ... |
| Saygın olmayan bir kulüpte birlikte göründüğün bir eskort. | Open Subtitles | التي رأيتها البارحة في ناد أقل سمعة |
| bir kulüpte tamam mı? | Open Subtitles | في ناد ، حسنا ؟ |