| Bu sorular beni ve ekibimi duygularımızı okuyup cevap verecek teknolojiler yaratmaya götürdü ve başlangıç noktamız insan yüzüydü. | TED | وقد قادتني هذه الأسئلة وفريقي إلى ابتكار تقنية قادرة على قراءة مشاعرنا والتفاعل معها، وكانت نقطة انطلاقنا من الوجه. |
| Arabasının GPS'nin son koordinatları bugün beni senin kulübene götürdü. | Open Subtitles | فآخر إحداثيات نظام الملاحة بسيارتها قادتني إلى موقع كوخك اليوم. |
| Yolculuğum beni Enoosaen'in dışına ve Enoosaen'e geri dönmeye yönlendirdi. | TED | قادتني رحلتي إلى خارج إنوسين وإليها مرة أخرى. |
| Araştırmam ilerleme sağlamıyordu. Beni doğru yöne yönlendirdi. | Open Subtitles | بحثي كان عقيما قادتني في الإتّجاه الصحيح |
| * * Hiçbir yere varmasa da * | Open Subtitles | * حتى لو قادتني إلا اللامكان * |
| Beni buraya, bir ruh getirdi. Ve bana birini bulmam gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | روح قادتني إلى هنا وأخبرتني بأنني من المفترض أن أجد شخصا ما |
| - Ya o tilki beni gerçeğe götürürse? | Open Subtitles | ؟ الحقيقة إلى قادتني لو ماذا |
| Beni "Gerçek Amerika" kitabımı yazmaya yönlendiren bu anlayıştı. | TED | وهذه الرؤيا هي التي قادتني لتأليف كتابي "الأمريكيون الحقيقيون" |
| Ölmeden önce, intikam için bana bir harita bıraktı ve bu harita beni hayatlarımızı mahveden kişilere yönlendirdi. | Open Subtitles | قبل موته، ترك خريطة طريق للانتقام قادتني إلى الأشخاص الذين دمّروا حياتنا. |
| Ama bunu geçmişteki altyapımla düşündüğümde hikâyem beni kişisel eğitimimi fotoğrafçı olarak yapmaya götürdü. | TED | ولكن التفكير فيه، ومع خلفيتي السابقة، قادتني تجربتي الخاصة لأصبح مصورة فوتوغرافية |
| Ancak, bir çift ayakizi beni iki ayrı fünyeye götürdü. | Open Subtitles | على أية حال, الآثار قادتني إلى مفجرين منفصلين |
| Lütfen. Annenizle konuştum. Bu da beni size götürdü. | Open Subtitles | أرجوكي لقد تحدثت للتو مع أمك, و التي قادتني إليكي. |
| Aziz annemin gözleri üzerine yemin ederim ki, Bayan Ashcombe beni o arabaya götürdü. | Open Subtitles | أقسم لك بالأم المقدسة، بأن السيدة أشكومب قادتني للسيارة |
| Ölmeden önce, intikam için bana bir harita bıraktı ve bu harita beni hayatlarımızı mahveden kişilere yönlendirdi. | Open Subtitles | قبل موته، ترك خريطة طريق للانتقام قادتني إلى الأشخاص الذين دمّروا حياتنا |
| Ölmeden önce, intikam için bana bir harita birakti ve bu harita beni hayatlarimizi mahveden kisilere yönlendirdi. | Open Subtitles | قبل موته ترك خريطة طريق للانتقام قادتني إلى الأشخاص الذين دمّروا حياتنا. |
| * * Hiçbir yere varmasa da * | Open Subtitles | * حتى لو قادتني إلا اللامكان * |
| * * Hiçbir yere varmasa da? | Open Subtitles | * حتى لو قادتني إلا اللامكان * |
| Keşif serüvenim yeni yerleri ve imkânları da beraberinde getirdi. Hepsi fikirler ve hayal gücüyle doluydu. | TED | وقد قادتني رحلتي الاستكشافية إلى أماكن وفرص عديدة، كلها مرتبطة بالأفكار والخيال. |
| Sonraki 137 tanesi beni buraya getirdi. | Open Subtitles | وبالترتيب دخلت 137 كميرة اخرى قادتني الى هنا |
| - Ya o tilki beni gerçeğe götürürse? | Open Subtitles | ماذا لو قادتني إلى الحقيقة ؟ |
| Ama beni ona yönlendiren Mina'ydı. | Open Subtitles | لكن (مينا) هي التي قادتني إليه |