Oliver Hughes hakkında bilgisi olduğunu söyledi ve onunla görüşmeye gittiğim zamanı biliyorsun... | Open Subtitles | قال لي أن لديه معلومة عن اوليفر هيوز و كما تعلمين أثناء ذهابي لمقابلته |
- Çabuk geldin. - Adamların acil olduğunu söyledi. | Open Subtitles | ـ لقد جئت ِ سريعا ً ـ رجلك قال لي أن الحالة خطيرة |
Her neyse, ilgini çekerse diye söyleyeyim, Kelevra'nın İbranice olduğunu söyledi. | Open Subtitles | -علي أي حال لو كان يهمك قال لي أن إسم "جليفرا" |
William bana, Crockerların yok ettiği tüm sorunların şu anda benim içimde olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | وليام قال لي أن كل اضطراب في شخص قد قتل بواسطة عائلة كروكر جميعا في انا الأن |
William bana, Crockerların yok ettiği tüm sorunların şu anda benim içimde olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | وليام قال لي أن كل اضطراب في شخص قد قتل بواسطة عائلة كروكر جميعا في انا الأن |
Bu oda harbi kötülük dolu. Olin otellerin verimli yaratıklara konfor sağlamakla ilgili olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | أولين قال لي أن "الفنادق كلها تعتمد على راحة الزوار الخصبة.." هذه جمله رائعة.. |
Credit Natal'ın gerçek hedef için oyalayıcı birşey olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أن الهجوم على البنك مجرد خدعة للتغطية عن الهدف الحقيقي |
Bana gerçek aşkın burnumun dibinde olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لقد قال لي أن حبي الحقيقي يقف أمام عيني مباشرة |
Bana, Kralın bizimle gizli görüşmelerin başlatılmasına istekli olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لقد قال لي أن الملك لم يعارض فتح مفاوضات سرية معنا |
İnterpol Kate'i tutan adamın FBI'dan olduğunu söyledi. | Open Subtitles | الانتربول قال لي أن الرجل الذي بحوزته كايت يعمل في مكتب التحقيقات الفيدرالي |
Yüzümün, bebeğin teni kadar yumuşak olduğunu ve bacaklarımın arasının ahududu ve krema tadında olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أن وجهي ناعم مثل الرّضيع و بين فخذي ذوقها مثل كريمة التوت |
Amaçlarının, özgür iradeye sahip bir Klon yaratmak olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أن هدفهم كان تحرير .ثمرّة الانتاج النهائي |
Bana ikinci aracın Explorer olduğunu söyledi. Yeni bir haber. | Open Subtitles | حسناً, قال لي أن السياره الثانيه كانت فورد إكسبلورر , وهذا هو الجديد |
Bir evliliğin nasıl ayakta tutulacağı ile ilgili harika tavsiyelerin olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال لي أن لديك نصائح عظيمة لتجديد الحياة الزوجية |
Oliver Hughes hakkında bilgisi olduğunu söyledi ve onunla görüşmeye gittiğim zamanı biliyorsun... | Open Subtitles | قال لي أن لديه معلومة عن اوليفر هيوز و كما تعلمين أثناء ذهابي لمقابلته |
Olin otellerin verimli yaratıklara konfor sağlamakla ilgili olduğunu söylemişti. Güzel bir söz. | Open Subtitles | أولين قال لي أن "الفنادق كلها تعتمد على راحة الزوار الخصبه.." هذه جمله رائعه.. |
Mueller senin adamın iyi olduğunu söylemişti. Ama bu kadar iyi olacağını tahmin etmemiştim. | Open Subtitles | ميولر) قال لي أن رجلك جيد) لكن لم أظن أنه جيد إلى هذه الدرجة |
Sanırım Johnny, kendi çenesinin düşük olduğunu söylemişti muhtemelen sana anlatacağını falan gevelemişti. | Open Subtitles | وأظنّ أن(جوني) قال لي أن لساني زَلِق... وأنني كنت سأخبرك أو شيء من هذا. |