| Bir zamanlar, çok çok uzun zaman önce, 20 yaşında felsefe okuyan bir üniversite öğrencisiydim. | TED | كان يا ما كان، قبل زمن طويل، كنت طالبًا أبلغ 20 سنة من عمري، أدرس الفلسفة. |
| Uzun zaman önce teşkilattan ilişiğini kestiğini duymuştum. | Open Subtitles | سمعت أنه قبل زمن طويل وضع نفسه في رحيل غير |
| Uzun zaman önce, küçük bir çocuğa bir gün babasının onu ne kadar sevdiğini anlayacağını söylemiştin. | Open Subtitles | قبل زمن قلت لصبى صصغير أنه يوما ما سيفهم كم يحبه والده |
| Spencer'ın zihni beni şaşırtmayı uzun süre önce bıraktı. | Open Subtitles | توقفت عن التفاجئ من عقل سبنسر قبل زمن طويل جدا |
| Bu kan davasını Yıllar önce bitmesi gerektiği gibi bitirelim diyorum. | Open Subtitles | أتوقع علينا إنهاء الحقد كما انتهى قبل زمن طويل |
| Bunlar çok zaman önceydi. Şimdi eğer izin verirseniz silahımı yağlamam gerekiyor. | Open Subtitles | كان هذا قبل زمن طويل، والآن إسمحي لي فعندي أسلحة لتزييتها |
| Bu çok uzun zaman önce oldu ve o insanların kökeninin aslında burası olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | حدث ذلك قبل زمن طويل أعتقد أن أولئك القوم ربّما انحدروا من هنا |
| Aslında çok uzun olmayan bir zaman önce bunlardan bir çift de bende vardı. | Open Subtitles | نعم، نعم كنت أمتلك زوجاً منها قبل زمن ليس طويل |
| Uzun zaman önce, kurbağa, eğreltiotu ya da dinozor olabilir. | Open Subtitles | قبل زمن طويل، ربما كان هذا ضفدعاً أو سرخس أو ديناصور |
| Doktor'la ilk tanıştığımızda, ...çok çok uzun zaman önce benim hakkımda her şeyi biliyordu. | Open Subtitles | عندما قابلت الدكتور لأول مرة قبل زمن طويل جدا كان يعرف كل شيء عني |
| Hâlâ yapabileceğimiz bir hamle daha var uzun zaman önce yapmamız gereken bir şey. | Open Subtitles | ومازال هناك خطوة أخيرة شيء كان يجب قبل زمن |
| Uzun zaman önce öğrendiğim bir şey içeride ne olup bittiğini asla bilmelerine izin verme. | Open Subtitles | شئ تعلمته قبل زمن طويل لا تُخبرهم بما يجري مِن الباطن |
| Uzun zaman önce bir anlaşma yaptık. Ama ben üstüme düşeni yapamayınca anlaşmanın bedelini bu şekilde tahsil etti. | Open Subtitles | عقدنا اتّفاقاً قبل زمن وعندما عجزت عن الإيفاء بجزئي حرص على أنْ أدفع الثمن |
| Uzun zaman önce, 20 yıl kadar önce burada bir aile yaşardı. | Open Subtitles | قبل زمن بعيد,حوالي 20سنه ,عاشت عائله هنا |
| Sen uzun zaman önce, hayatımın bir parçası olmamaya karar vermişsin zaten. | Open Subtitles | لقد قمت بأختيار قبل زمن بعيد وهو ان لا تكون جزءاً من حياتي |
| Bunları uzun zaman önce telafi etsek olmaz mıydı? | Open Subtitles | ألم يكن بإمكاننا تسوية الوضع قبل زمن طويل؟ |
| Bir süre önce odalardan İncil'i kaldırdılar. | Open Subtitles | لقد أزالوا الكتاب المقدسة من مُعظم الغرف قبل زمن |
| Kısa bir süre önce herkes iblis kanı taşıdığını zannediyordu. | Open Subtitles | قبل زمن ليس بطويل، كان الجميع يظن أن لديك دماءً شيطانية. |
| Taşlar bir süre önce buradan çok uzak olmayan ve antik bir mezarlık alanı olduğunu düşündüğümüz bir yerde bulundu. | Open Subtitles | تم اكتشاف الأحجار قبل زمن.. في بقايا مقبرة قديمة ليست بعيدة من هنا -لماذا تخفونها؟ |
| Öyleyse, umuyorum ki sen de karşılığında bana yardımcı olursun Yıllar önce ben bir sanat danışmanı idim. | Open Subtitles | آمل فحسب أن تردّي لي الجميل لقد اعتدت العمل كمستشارة فنية قبل زمن |
| İkinci diyeceğim de buydu işte uzun zaman önceydi. Yani, hiç bir anlamı yok. | Open Subtitles | تلك كانت ملاحظتي الثانية؛ كان ذلك قبل زمن طويل |
| Merlin, diğer her şey gibi sizin buraya geleceğinizi de çok önceden gördü. | Open Subtitles | إنّه (ميرلين) تنبّأ بمجيئكم قبل زمن طويل تماماً كما تنبّأ بأمور عديدة |