| - Pekâlâ. İnsanların moda ekinde okumak istedikleri şey bu değil. | Open Subtitles | حسنا, هذا ليس ما يريد الناس حقا قرائته في قسم الموضة |
| kitabı tavsiye etmeye çalışıyorum. onu okumak yardımcı olmuyor. | Open Subtitles | أني أحاول أن أوصي بالكتاب قرائته لن تساعدني |
| Bu Gölgeler Kitabı. Ancak Gerçek Arayıcı onu Okuyabilir. | Open Subtitles | "هذاكتاب"الظلالالمحسوبة، الباحث فقط هو من يمكنه قرائته. |
| Şu an için okuması biraz zor olabilir, ama çabalarına değecektir. | Open Subtitles | الآن قد تجدين صعوبة في قرائته لكنه يساوي الجهد |
| Eğer cevabı bulamazsan tekrar tekrar oku. Hadi başla. | Open Subtitles | إن لن تعرفي الاجابة أعيدي قرائته مرة بعد أخرى |
| Bunu daha önce okudum. Yeniden okuyorum. | Open Subtitles | لقد قرأت هذا من قبل، انا اقصد أعيد قرائته. |
| Üzgünüm yapamam. Şu senaryoyu okumam lazım. | Open Subtitles | آسف، يستحيل لديّ سيناريو لأنهي قرائته |
| Belgeleri okumak, buluşmanın amacının aklından uçmasına sebep oldu. | Open Subtitles | حال قرائته المستندات , غاب عن باله الغرض من اللقاء |
| Yazarıyla konuşmadan önce yeniden okumak istiyorum. | Open Subtitles | احتاج لأعادة قرائته قبل ان نتحدث مع المؤلفة |
| Bana bir fener bul, bunu yemek masasında okumak zorunda kalacağım. | Open Subtitles | ثمة على الأقل 200 صفحة جد لي مصباح سيتعين عليّ قرائته على المائدة |
| Evet, insanların stil kısmında okumak istedikleri şey bu. | Open Subtitles | حسنا, هذا ليس ما يريد الناس حقا قرائته في قسم الموضة |
| - Olur. Senaryonun nasıl olduğunu söyle de okumak zorunda kalmayayım. | Open Subtitles | حسناً، أخبريني رأيك في النص، ذلك سيعفيني من قرائته |
| Sadece bu lütufla doğanlar Okuyabilir. | Open Subtitles | فقط من ولدو من ميزة يمكنهم قرائته |
| Sayfayı ancak doğuştan yetenekli olanlar Okuyabilir. | Open Subtitles | فقط من ولدو من ميزة يمكنهم قرائته |
| Okuyabilir miyim? | Open Subtitles | هل يمكنني قرائته ؟ |
| Tüm yeni muhafızların okuması zorunlu. | Open Subtitles | مطلوب قرائته من كل المراقبين الجدد |
| Buradan oku o zaman. | Open Subtitles | لقد نسيته تستطيع قرائته من هنا يا فتى |
| - Değildiniz. Kitap yasaklanmıştı. Ama ben yine de okudum. | Open Subtitles | لم تقم بذلك , الكتاب كان مصادرا لقد قرائته علي اي حال |
| Pek okumam,yazmam yok. Elimden geldiğince düzeltmeye çalıştım. | Open Subtitles | لكنني لم استطع قرائته جيدا |
| Bir kitap sadece onu okumayı bilen insanlar tarafından okunabilir. | Open Subtitles | يمكن للكتاب أن يقرأ فقط بواسطة الناس الذين يستطيعون قرائته |
| Yemekten sonra Anne'yle her zaman oynadığın yakalamaca oyununu James de okumasıyla ilgilenmesini istiyor. | Open Subtitles | وبعد العشاء,أنت دائماً تلعب لعبة المطارده مع آن جايمس بحاجه لأنتباهك في قرائته |
| - Bak üzerinde bir adres var, okuyamıyorum. | Open Subtitles | هاك عنوان هنا لا يمكننى قرائته بشكل صحيح هل هذه 5 ام 6 |