| Büyümenin bir parçası da kendi kararlarını vermek ve sonuçlarına katlanmaktır. | Open Subtitles | جزء من النضوج هو أن تتخذ قراراتك و تتعايش مع العواقب |
| Büyümenin bir parçası da kendi kararlarını vermek ve sonuçlarına katlanmaktır. | Open Subtitles | جزء من النضوج هو أن تتخذ قراراتك و تتعايش مع العواقب |
| Tüm Kararların gerçekten de bir bilmeceye benzemeye başlar. | Open Subtitles | فيبدأ من الواضح أن جميع قراراتك في الحقيقة مجرد مهزلة |
| Senin gerçekten burada aradığın, büyük kararlarının sorumluluğunu alacak birisi. | Open Subtitles | الذي تفعله في الحقيقة أنك تطلب مني قبول المسؤولية عن قراراتك المهمة |
| Ne yaptığını biliyordun ve kararını verdin kontrolün dahilindeki kararlardı bunlar. | Open Subtitles | أنت تعرف ماذا تفعل و أنت تصنع قراراتك الخاصة قرارات كانت تحت تحكمك |
| Anlaşma yaptık. Kararları ben veriyorum ve onunla konuşacaksın. | Open Subtitles | عقدنا أتفاقا، أنا أتخذ قراراتك وأقول أنك ستتحدثين إليه |
| Oradaki insanlar hakkındaki kararlarına izin verdim, hatta destekledim. | Open Subtitles | أنا سمحت، بل شجعت قراراتك بخصوص الناس هناك |
| Zayıf, insan tarafının karar verme yeteneğini etkilemesine izin verdin. | Open Subtitles | لقد تركت جانبك البشري يؤثر على قراراتك الصائبة |
| Kendi seçimlerini kendin yapmadığın zaman çaresiz hissediyorsun çünkü kimseyi incitmek istemiyorsun. | Open Subtitles | حين لاتتخذين قراراتك بنفسك تشعرين بالعجز لأنكِ لاتريدين إيذاء أي أحد |
| - Kendi kararlarını veremiyor musun? | Open Subtitles | ألا يمكنك اتخاذ قراراتك بنفسك؟ ــ الأمر ليس هكذا |
| bir anlaşma yaptık, kararlarını ben vereceğim ve diyorum ki Şu çocukla konuşacaksın. | Open Subtitles | أنا أتخذ قراراتك وأقول أنك ستتحدثين إليه |
| Sanırım bundan böyle kendi kararlarını verirsin. | Open Subtitles | أظن أنك ستتخذ قراراتك وحدك من الأن فصاعدا |
| Çok müdahaleci olduğunu söyledin. Kendi kararlarını vermene izin vermiyor. | Open Subtitles | قلتي بأنها مسيطرة , ولا تدعك تتخذين قراراتك |
| Bu yüzden araçla gitmek istemedim. Kararların için gereksiz yere zorluyorsun. | Open Subtitles | لهذا لم أرغب أن نسافر بسيارة . دائم تفرض قراراتك على الجميع |
| Kararların için sorumluluğu üstlen derdim sana. | Open Subtitles | أخبرتك دائماً بأن تتحمل مسؤولية قراراتك |
| O zaman Kararların da sana aittir, öyle mi? | Open Subtitles | اذاً .. قراراتك تخصك وحد اذاً ؟ |
| Sadece kararlarının etkilendiğini söylüyorum. Sence de öyle değil mi? | Open Subtitles | أنا أقول أن ذلك أثر على قراراتك ألا تعتقد ذلك ؟ |
| Gençken kararlarının kalıcılığının farkına varamıyorsun. | Open Subtitles | عندما تكون صغيرا لا تلاحظ ان قراراتك تكون دائمة |
| Ne yaptığını biliyordun ve kararını verdin kontrolün dahilindeki kararlardı bunlar. | Open Subtitles | أنت تعرف ماذا تفعل و أنت تصنع قراراتك الخاصة قرارات كانت تحت تحكمك |
| Beni kovamazsın. Kararları ben verdiğime göre kovulmuyorum. | Open Subtitles | لا يمكنك طردى، أنا أخذ قراراتك وأقول أنا لست مطرودة |
| Ama kararlarına gölge düşürmeye başlıyorsa bilmem gerekiyor. | Open Subtitles | ولكن إذا بدأ هذا فى التاثير على قراراتك أحتاج أن أعرف |
| Sadece karar verme yetini engellediğini söyledim. Yanılıyor muyum? | Open Subtitles | أنا أقول أن ذلك أثر على قراراتك ألا تعتقد ذلك ؟ |
| seçimlerini temiz bir kalple yap. Ve tanrıçaya her zaman güven. | Open Subtitles | إتخذِ قراراتك بقلب صافي وثقِ فى الآلهة دائماً. |
| Bugünkü kararlarınız onun rahatını belirleyecek. | TED | و قراراتك اليوم سوف تحدد النحو الذي سوف تكون عليه |
| Kişisel duygularınızın komuta kararlarınızı etkilemesine izin veriyorsunuz. | Open Subtitles | ستسمح لمشاعرك الشخصية بالتأثير على قراراتك القيادية |