| Ancak kendinize bir sorun, davanız uğruna ölmeye değer mi? | Open Subtitles | لكن إسألوا أنفسكم - هل قضيتكم جديرة بالموت في سبيلها؟ |
| - Bizi dahil ettiğiniz için teşekkürler. - Bu sizin davanız. | Open Subtitles | شكراً لإقحامنا فى هذا الأمر - إنها قضيتكم - |
| Biz sizin Davanızı ülkedeki en yüksek mahkemeye götürmek üzereyiz. | Open Subtitles | نحن على وشك أن نطرح قضيتكم أمام أعلى محكمة في البلاد |
| Başarılı brifing için tebrikler. Davanızı çözdünüz. | Open Subtitles | تهانينا على نجاحكم بالإجتماع، أتممت قضيتكم |
| Davanıza uyuşturucu parası da yardım ediyor olabilir mi? | Open Subtitles | ألا تساعد أموال تجارة المخدرات قضيتكم أيضاً؟ |
| Ama senin, davan bittikten sonra bir hafta bekleyip ayrılmakta sorunun yok, ...bizim sorunumuz olduğunda sorun var. | Open Subtitles | لا ، لكنكم جميعا محقون في الإنتظار أسبوع للمغادرة بعد أن تنتهي قضيتكم لكنكم لستم محقين جميعا حينما تكون قضيتنا ؟ |
| - Hele ki sizin davanızda. - Anlaşma falan olmayacak. | Open Subtitles | ـ بالأخص في قضيتكم ـ أجل، لن تكون هناك صفقة |
| Tamam, beyler. Davanızla ilgileneceğim. | Open Subtitles | حسن ، سأقبل بتولّي قضيتكم |
| Sizin davanız için siyahi mücadeleyi desteklemek için oradaydım. | Open Subtitles | "كنت هناك لـ"قضيتكم لدعم صراع سود البشرة |
| - Onu izleriz. - Bu sizin davanız. | Open Subtitles | ـ سوف نتعقبه ـ إنها قضيتكم |
| davanız Floransa'ya ihanet ediyor. | Open Subtitles | قضيتكم خانت (فلورنسا) |
| davanız Floransa'ya ihanet ediyor. | Open Subtitles | قضيتكم خانت (فلورنسا) |
| İkiniz de koltuğu istiyorsunuz. Davanızı sunun. Başlayın. | Open Subtitles | انتم الاثنين تريدون الأريكة ، لقد رفعت قضيتكم الي |
| Eğer ki insanlar çıkıp da Davanızı desteklemek isterse ne yapacaksınız? | Open Subtitles | إذا اراد الناس الخروج .. ودعم قضيتكم |
| Davanızı inceledim ve oldukça sağlam. | Open Subtitles | لقد راجعت قضيتكم و هي قوية للغاية |
| Ormandaki komünistlere karşı olan önemli Davanıza bir katkı olarak düşünün. | Open Subtitles | احتفظوا بها ، اعتبروها مساهمة لدعم قضيتكم العظيمة ضد الشيوعيين في الغابة |
| Şimdi adaleti engelleyen minik beyaz bir yalanı göz ardı etmeye istekliyseniz Davanıza çözüm sunmaya istekliyiz. | Open Subtitles | كنا نأمل عرض حل يخص قضيتكم فقط إن رغبتم بالتغاضي عن الكذبة الصغيرة البيضاء التي بالكاد عرقت سير العدالة |
| Davanıza devam edebilirsiniz. | Open Subtitles | انتم مرحب بكم للإستمرار في قضيتكم |
| -Bu artık senin davan. -Belki de. | Open Subtitles | هذه في مصلحة الجميع انها قضيتكم الآن ... |
| - Umarım davan ölmeye değerdir. | Open Subtitles | امل ان قضيتكم تستحق الموت من اجلها |
| Ayrıca Allah aşkına, neden bu davanızda size yardım edeyim veya ailemden herhangi biri etsin? | Open Subtitles | ولمَ عليَ او على اي احد من عائلتي ان اساعدكم في قضيتكم |
| davanızda mahkumiyet olursa başarmışsınız demektir. | Open Subtitles | وظيفتكم، قضيتكم تربح في حالة الإدانة |
| - Davanızla ilgili sizinle görüşmek istiyor, | Open Subtitles | -لماذا؟ -يريد أن يقابلكم بشأن قضيتكم |