| İnsanların dünyasında sahte paranın yasadışı olduğunu size söylemiştim. | Open Subtitles | لقد قلت لك انه امر غير قانوني تزوير المال بهذا العالم المتقدم |
| Evet ama bir gün önce de sersemlemiş ve kafası karışmış vaziyette dolandığını söylemiştim. | Open Subtitles | وقبل ذلك بيوم واحد , قلت لك انه كان يتجول , وهو في حالة ذهول وارتباك. |
| Çılgın birisi olduğunu söylemiştim. | Open Subtitles | أنا لا أستطيع أن أصدق ذلك. قلت لك انه مجنون. |
| Bir iş görüşmem var demiştim. | Open Subtitles | اتذكرين اني قلت لك انه كانت لدي مقابلة عمل ؟ |
| - Bunu yapar demiştim. - Evet, demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت لك انه سيفعل ذلك نعم لقد قلت |
| - Evet, size bu çok, çok kötü demiştim. | Open Subtitles | -نعم ، قلت لك انه سيء للغاية بالنسبة لنا. |
| Sana uzun olmadığını söylemiştim ama aramızda olağanüstü bir bağ var. | Open Subtitles | قلت لك انه لم يمض وقت طويل، ولكن هناك اتصال مذهلة بيننا. |
| Belgeleri imzalayacağımı söylemiştim sana. | Open Subtitles | قلت لك انه علي توقيع الاوراق. 202 00: 15: |
| Önemli bir şey olmadığını söylemiştim. Küçük bir sarsıntı. | Open Subtitles | انا بخير قلت لك انه لاشيء جرح بسيط هذا كل شيء |
| - Sana söylemiştim. Şeytan telefon seksi yapıyor. | Open Subtitles | لقد قلت لك انه ديفل يقوم بعلاقة على الهاتف |
| Sana mekânı boşalttırmamız gerektiğini söylemiştim. | Open Subtitles | لقد قلت لك انه يجب ان نغلق هذا المكان ومخلى من الزوار |
| Taşıyıcı annelik teklifini reddettiğimde daha yeni yeni temizlendiğini söylemiştim. | Open Subtitles | عندما خذلتك لتكوني بديلتي قلت لك انه كان بسبب انك كنتي للتو في فترة نقاهتك |
| - Dinlemeyeceğini söylemiştim. | Open Subtitles | قلت لك انه لن يستمع عليك أن تخبره الآن |
| Gördün mü? Sana bu işin gelecek vaadetmediğini söylemiştim. Lanet olsun. | Open Subtitles | قلت لك انه لا يوجد مستقبل لان نصبح رفقه |
| Yo, yo. Değerli bir şey değil Zach.Sana söylemiştim. O... | Open Subtitles | لا انه ليس ثمينا زاك قلت لك انه |
| Sana kumar oynuyordur demiştim. | Open Subtitles | لقد قلت لك انه سيكون في صالة القمار |
| - Bunu söyler demiştim. | Open Subtitles | أوه ، لقد قلت لك انه سيقول ذلك. |
| Denemeye değer demiştim. | Open Subtitles | قلت لك انه كان يستحق الزيارة |
| Tuco seninle çalışır demiştim, bak. | Open Subtitles | أرأيت؟ لقد قلت لك انه سيوافق. |
| Olayı hâllettik demiştim, gidebilirsin tabi. | Open Subtitles | قلت لك انه لامشكلة بذلك |