| Diyelim ki, yörüngeye bir uydu gönderdik, çalışmamaya başladı ya da yakıtı bitti, onun için başka bir şey gönderdik, | TED | فمثلاً، نرسلُ قمراً صناعيّاً فيتوقّف عن العملِ، و ينفذ وقوده فنرسل شيئاّ اّخراّ إلى الفضاء |
| Bak. Dünya çapına yayılmış. Yörüngede 15 uydu var. | Open Subtitles | لقد صارت شبكة عالمية ولديهم 15 قمراً صناعياً عاملاً |
| Jüpiter ve Satürn'ün her birinin 16 uydusu var. | Open Subtitles | لدى المشتري وزحل أكثر من ستين قمرًا لكلٍ منهما |
| Sadece güneş sistemimizin 170'in üzerinde uydusu bulunmakta. | Open Subtitles | لدى نظامنا الشمسي وحده أكثر من 170 قمرًا |
| Eş zamanlı sonuç alamayız, ancak 5 dakikada bir görüntü yollayan bir uyduyu şu an kullanıyoruz. | Open Subtitles | لا يمكننا إحضار بثاً حياً لكن لدينا قمراً صناعياً بالموقع يقوم برفع الصور كل 5 دقائق |
| Sadece yeterince kuvvet uygulanırsa, kuyruklu yıldız veya göktaşı gezegenin etrafında yörüngeye girer ve bir uyduya dönüşür. | Open Subtitles | إن كانت كافية، فإن المذنّب أو الكويكب يذهب ليدور حول الكوكب ويصير قمرًا جديدًا |
| her zaman dediğin gibi... bu ay, sadece bir ay değil, benim için gönderdiğin bir rüya. | Open Subtitles | .. كما تقولين دائماً أن هذا القمر ليس قمراً .. إنه حُلم كنتِ ترينه لي |
| Bir dolunay daha göremeyeceksin. | Open Subtitles | لن تعيشي لتشاهدي قمراً آخر مكتمل |
| Çok gizli askeri bir uydu olabilir. O sinyaller Voyager'dan geliyor. | Open Subtitles | يمكن أن يكون هذا قمراً صناعياً عسكرياً سرياً هذه الإرساليات من الرحّالة |
| Bu yüksek çözünürlü bir uydu değil ama araçların sayısı ve yanındaki insanların görülmesi gerekir. | Open Subtitles | انه ليس قمراً صناعياً عالى الجودة هناك سيارات وأجسام قريبة لا نعرف ما هى |
| Dünya'nın etrafındaki 15 uydu hâlâ yayın yapıyor. | Open Subtitles | خمسة عشر قمراً صناعياً لا تزال تبث حول الأرض |
| Bak. Dünya çapına yayılmış. Yörüngede 15 uydu var. | Open Subtitles | لقد صارت شبكة عالمية ولديهم 15 قمراً صناعياً عاملاً |
| Hükümet bizi uydu ile takip ediyor olmalı. | Open Subtitles | الحكومة سيكون لديها قمراً صناعياً يتتبعنا |
| Şimdi düşünüyoruz da bir yerine iki tane uydusu olmalıydı. | Open Subtitles | نعتقد الآن أنها لم تُكوّن قمرًا.. بل قمرين |
| 63 adet uydusu vardır. | Open Subtitles | لديه ثلاثة وستون قمرًا |
| Bir yığını, bir uyduyu yörüngeden çıkartabilir ama ciddi yapısal hasar vermek? | Open Subtitles | سرب منه قد يُخرج قمراً صناعيّاً من مداره، لكن التسبب بأضرار هيكليّة شديدة؟ |
| Ayrıca Rusya'nın bir taktik uyduyu sessizce Mumbai'de belli bir telefon şirketine sattığını hiç söyleyemem. | Open Subtitles | بالتأكيد لا أستطيع أن أقول إن الروس باعوا سراً قمراً صناعياً تكتيكياً قديماً لشركة اتصالات في (مومباي) |
| Radar görüntüleri ortaya koymaktadır ki, kuyruklu yıldız yağmurları uyduya şeklini vermiştir. | Open Subtitles | تكشف صور الرادار قمرًا شكّلته عواصف ثلجية لمذنّبات |
| En kötü ihtimalle, şimdi ve bundan sonra her zaman güzel bir ay görebilirsin. | Open Subtitles | في أسوأ الحالات، سترى قمراً جميلاً بين الحين والآخر |
| dolunay çıktı ama hiçbir şey olmadı. | Open Subtitles | لقد كان قمراً كاملاً ، ولم يحدث شيء |