| güçleri size ne kadar tuhaf gibi... görünse de tüm hasımlarınızın üstesinden gelebilirsiniz. | Open Subtitles | يمكنكم أن تتغلبوا على أي منافس كان مهما بدت قواهم غريبة الأطوار لكم |
| Ne yazık ki insanlar yok edici güçleri kullanırın. | Open Subtitles | من المحزن، أن يرى البشر فقط قواهم التدميريه |
| Yanına arkadaşlar yaratmış. Çoğunun kendi süper güçleri var. | Open Subtitles | لقد أحاطت نفسها بأصدقاء معظمهم لديهم قواهم الخاصة |
| İçlerindeki Terrigen'ı daimi olarak tetiklemeden Güçlerini tespit edebileceğimizi kast ettim. | Open Subtitles | ما قصدته،أنه يمكننا تحديد قواهم بدون إثارة دائمة للتريجنسيس في الشخص |
| "Hepsi çocuklar için, alışmalarına yardım edip içlerindeki gücü çıkaralım." | Open Subtitles | "انه للأولاد يجب ان نتطور قواهم." - عن ماذا تتكلم؟ |
| Kitabımın sonlarındaki yazılardan birinde ailemizin topluluğunun yaptıkları için cezalandırıldığını ve güçlerinin alındığını söylüyor. | Open Subtitles | واحدة من اخر المداخل في كتابي تتحدثُ عن معاقبة دائرة اهالينا لأفعالهم وجعل قواهم تؤخذ منهم |
| Çünkü bir kez biz Kitap almak , onların Güçlerini çalmak olacak ve sonra üç kendi gücünü oluşturur. - Ve bu ne anlama geldiğini biliyorum. - Hayır | Open Subtitles | سنسرق قواهم ثم سنشكل قوانا الخاصة بنا وأنتن تعرفن ماذا يعنى ذلك ؟ |
| Kim olduklarını ve sahip oldukları güçleri bile bilmez. | Open Subtitles | هم حتى لا يعلمون من هم حقاً ولا يعلمون قواهم الداخليه |
| Onların büyük güçleri için burada bu gün meditasyon yapmalıyız. | Open Subtitles | في قواهم العظمى علينا التأمل هنا في هذا اليوم |
| Zayıflık hariç bütün güçleri var. | Open Subtitles | يمتلك كل قواهم و لكن لا شيء من نقاط ضعفهم |
| Onların güçleri bu yaşa dışı organizasyonlarına hizmet ediyor. | Open Subtitles | تخدم قواهم جداول أعمال اقتصاصاتهم السرية |
| Kendi güçleri var..ama ayrıca kendi zayıflıkları da var | Open Subtitles | عندهم قواهم ولكن أقزام العيد عندهم أيضاً نقاط ضعف |
| Eninde sonunda güçleri tükenmiş ve kendilerini yukarı çekememişler. | Open Subtitles | وفى النهاية، ستخور قواهم ولن يكون بمقدورهم رفع أنفسهم |
| Hikayeleri çok iyi anlatılmış, çok ünlü ikonik karakterler o kadar iyi yazılmışlar ki bu gerçekliğe kendi güçleri ile ayak uydurabiliyorlar. | Open Subtitles | شخصيات رمزيَّة حيث رواياتها محبوكة وشهيرة ومنظومة بكفاءة كافية لاندماجهم بهذا الواقع تحت قواهم الخاصَّة. |
| Onları, seni sadece dinlemeye güçleri yetecek kadar yorarsın. | Open Subtitles | تنهك قواهم حتى لا يصغون إلى سواك |
| Bu ayazda, güçleri çabucak erir. | Open Subtitles | ففى هذا البرد تخور قواهم سريعا |
| Biz istiyoruz ki, gelecek nesil otizmli bireyler sadece Güçlerini ifade edebilmekle kalmasınlar sözlerini sonuna kadar yerine getirebilsinler. | TED | لا نريد للأجيال القادمة من المصابين بالتوحد أن يعبروا عن قواهم فقط لكن أن يحققوا النجاح. |
| Karmaşık görevlerin üstünden gelebilmek için Güçlerini birleştirebilirler. | TED | يمكنهم تجميع قواهم للتعامل مع مهام أكثر تعقيدًا. |
| Beşini de öldürdüğün zaman onların gücü bir yerde toplandı. | Open Subtitles | عندما تمّت مكافأة مجلس الخمسة بالموت تمّ جمع قواهم و توحيدها و أنا أريدها |
| Ufacık bile olsa kısıtlı gücü olanların Güçlerini arttırabileceğini sandım. | Open Subtitles | اعتقدت أنها ستسمح للأشخاص ذوي القوى المحدودة أن يصلوا إلى كامل قواهم. |
| Birimden birinin, güçlerinin varlığını dışarıdan birisiyle paylaşırsa ne olur merak ediyordum. | Open Subtitles | كنت أتساءل ما هي سياسة التسامح للأشخاص الذين يشاركون قواهم مع الأُناس العاديين |
| Denekler, biz güçlerinin kaynağını... ve onları iyileştirecek bir tedavi bulana kadar iş birliği yapmayı kabul etti. | Open Subtitles | العناصر وافقوا على التعاون معنا حتى نجد مصدر قواهم, و أحتمالية علاجهم |
| Birisi çok güçlü bir cadının yöntemini birebir kopyalıyor. Kurban ettiklerinin gücünü emiyorlar. | Open Subtitles | ثمّة أحد يقلّد ساحرًا خطيرًا جدًّا، إنّهم يستمدّون قواهم من التضحية. |