| Burada çok güçlü karanlık güçlerle uğraşıyoruz. | Open Subtitles | ولم يحدث شيء إنها قوة كبيرة التي نتعامل معها |
| Burada çok güçlü karanlık güçlerle uğraşıyoruz. | Open Subtitles | ولم يحدث شيء إنها قوة كبيرة التي نتعامل معها |
| çok güçlü bir cadı, bana bakan herkesin başka birini gördüğünü sanması için bir büyü yaptı. | Open Subtitles | ساحرة ذات قوة كبيرة القت تعويذه علي جعلت كل شخص ينظر الي يعتقد اني شخص اخر. |
| - Cadısın. Safkan %100 cadısın. O da geldiğine göre, artık gerçek güce sahibiz. | Open Subtitles | انتِ ساحرةٌ خالصةُ الدم بوجودكِ هنا لدينا قوة كبيرة الآن |
| O da geldiğine göre, artık gerçek güce sahibiz. | Open Subtitles | بوجودكِ هنا لدينا قوة كبيرة الآن |
| Bu size İnanılmaz bir güç verir, depresyonun panzehiri gibidir. | TED | ويمنحك قوة كبيرة وترياقا رائعا مضاد للاكتئاب. |
| Büyücünün büyülediği bu bıçak çok büyük bir güce sahip bu bıçak ölüm lanetiyle aşılanmış... | Open Subtitles | ومشعوذة الذي مسحور هذا النصل لديه قوة كبيرة. يتشرب هذا الخنجر مع لعنة الموت. |
| Yönetimdeki kişiler çok güçlü. Acayip güçlüler. | Open Subtitles | الناس الذين في القمة لديهم قوة كبيرة طريقهم قوة كبيرة |
| Yönetimdeki kişiler çok güçlü. Acayip güçlüler. | Open Subtitles | الناس الذين في القمة لديهم قوة كبيرة طريقهم قوة كبيرة |
| çok güçlü olsaydı, motoru frenleme açısından iyi hale getirirdik, ki o konuda yeteneklidir. | Open Subtitles | ،إذا كان للراكب قوة كبيرة نستطيع أن نجعل الدراجة جيدة عند الفرملة لذا فالقوة تكمن في الشخص نفسه |
| - Eskiden çok güçlü bir avukatmış. | Open Subtitles | لقد إعتادت على كونها محامية ذات قوة كبيرة |
| O da iblisin çok güçlü olduğunu söyledi. | Open Subtitles | فقال أن لديكم عفريتا ذو قوة كبيرة |
| çok güçlü, sihirli bir kurdelesi vardı. | Open Subtitles | لديها وشاح سحري، به قوة كبيرة. |
| Soyisim çok güçlü bir şey. Geçmişi var, kan bağı var. | Open Subtitles | هناك قوة كبيرة في الاسم تاريخ، قرابة. |
| O da geldiğine göre, artık gerçek güce sahibiz. | Open Subtitles | بوجودكِ هنا لدينا قوة كبيرة الآن |
| Ama böyle büyük bir güç savunmasız halka saldırınca bu onun zulmünü gösterir ve zayıflığını. | Open Subtitles | و لكن عندما تقوم قوة كبيرة مثلها بضرب أناس ضعفاء فانها تكشف عن وحشيتها |
| Bir yargıç olmak, Joseph, ...belki de bir kişiye verilmek için fazla bir güç. | Open Subtitles | ان تكون قاضى يا جوزيف ربما هذه قوة كبيرة فى يد شخص واحد |
| İçimde öyle bir güç var ki. Bilmiyorsun. | Open Subtitles | أنا عندي قوة كبيرة بداخلى , أنت ليس لديك فكرة |
| Buradasın. Artık büyük bir güce sahibiz. | Open Subtitles | بوجودكِ هنا لدينا قوة كبيرة الآن |
| Bryce bu kurbanla çok büyük bir güce kavuşacak. | Open Subtitles | (برايس ) سوف يحصل على قوة كبيرة من تضحيته هذه |
| Çok büyük bir güce sahip olacağız! | Open Subtitles | سنمتلك قوة كبيرة |