| Genel olarak söyleyecek olursak da, birisi beni hoşlanmıyormuş gibi davranıyorsa, gerçekten hoşlanmıyordur. | Open Subtitles | وبصفة عامة، عندما يتصرّف الناس كأنّهم ليسوا مُعجبين بي، فذلك لأنّهم مُعجبين بي. |
| Askeri birliklerimiz son birkaç gündür bu konaklarda kalıyor ve sizin de fark ettiğiniz gibi kendilerini tam olarak evlerinde hissediyorlar. | Open Subtitles | أمضت القوات آخر الأيام في هذه القصور الصغيرة ويمكنك معرفة ذلك أنّهم شعروا كأنّهم في منازلهم |
| Tıpkı festival günlerindeki gibi. İnanılmaz. | Open Subtitles | و كأنّهم قادوا في الأيّام الرائدة إنّه أمرٌ غير معقول |
| Herkesin kahramanlıkla ilgili bir simge yaratmış gibi. | Open Subtitles | كأنّهم يعرفون فعلاً ما معنى أن تكون بطلاً. |
| Ben çocukken, her gün yeni bir şey üretiyorlardı Sanki. | Open Subtitles | في صغري، كنت أشعر كأنّهم يصنعون شيئاً جديداً كلّ يوم |
| Sanki aynı alan için mücadele ediyorlar. | Open Subtitles | يبدون تقريباً كأنّهم يتقاتلون من أجل الحيّز نفسه |
| Daha çok işkence ediyorlarmış da ölümle sona ermiş gibi gözüküyor. | Open Subtitles | يبدو كأنّهم كانوا يُحاولون تعذيبه، لكن انتهى بهم المطاف بقتله بدلاً من ذلك. في كِلتا الحالتين، لمْ يكن مُمتعاً. |
| Sanki bir şeylerden kaçıyorlarmış gibi ayrılmaları çok garip. | Open Subtitles | لقد كان الأمرُ غريبًا و كأنّهم كانوا يهربون من شيء ما |
| Politikacıların, onları bir mendil gibi kullanıp fırlatır tutumlarına sinirliydi. | Open Subtitles | غاضبٌ من طريقة السياسيين في التعامل مع الجنود كأنّهم مناديل ورقيّة يمكنهم استخدامها لرميهم بعيداً |
| Ama buradaki çoğu kişi burada yaşıyormuş gibi görünüyor. | Open Subtitles | على الرغم من هذا، معظم الناس هُنا يبدون و كأنّهم يعيشون هُنا |
| Masanın etrafında 4 kişi oturuyor olacak fakat bunun sayesinde 4000 kişi gibi görünecek. | Open Subtitles | سيكون هنالك أربعة أشخاص يجلسون حول الطّاولة، لكنّ ذلك سيجعلهم يبدون كأنّهم 4 آلاف. |
| Belki de Sean'ı başkşası öldürdü ve bunu Ruslar yapmış gibi göstermek istedi. | Open Subtitles | لربّما كان أحد آخر، أحد أراد الأمر يبدو كأنّهم الفاعلين. |
| Size değer veriyor gibi görünüyorlar mı? | Open Subtitles | هل يبدو لك الأمر و كأنّهم يهتمون لأجلكم؟ |
| İşte bu yüzden cehenneme düşsem beni yaptırabilecekleri gibi arabalara bakıyorum. | Open Subtitles | لهذا السبب أبحث في صور السيّارات و كأنّهم سيجبروني على تذكَر شئ |
| Neden herkes daha önce hiç hata yapmamışlar gibi davranıyor? | Open Subtitles | حسناً ، جميعنا يُخطئ أعني ، لماذا الجميع هُنا يتصرّفون و كأنّهم لم يرتكبوا خطأً من قبل ؟ |
| Buranın sahibiymiş gibi dolanıyorlar. | Open Subtitles | إنّهم يتجولون بالمكان كأنّهم يمتلكونه |
| Tory Burch* dükkanının çatısını söküp içini buraya... - ...boşaltmışlar gibi hissediyorum. | Open Subtitles | نعم، كأنّهم أخذوا سقيفة متجر (توري بورش) و أفرغوه في هذه الشقّة. |
| Tanrım, derslerimi dün gibi hatırlıyorum. | Open Subtitles | يا إلهي، أتذكّر دروسي كأنّهم كانوا أمس |
| Sanki beni hiç görmediler; hep buralardaydım zaten. | Open Subtitles | ليس الأمر كأنّهم لم يقابلوني فقد كنتُ في الجوار |
| Ödünü patlatmak için tam olarak ne demeleri gerektiğini biliyorlar Sanki. | Open Subtitles | أنتَ تعلم، كأنّهم يعلمون بالظّبط ما يقولون |