O kolunu kullanarak kılıcı ile bir yılan gibi dalgalar yaratıyor. | Open Subtitles | لقد صنعت حركة كالثعبان في سيفها من خلال التموج اللي في ذراعها |
Üzgünüm, içki içmek için bir yılan gibi çenemi oynatamam. | Open Subtitles | أعتذر , لا يمكنني توسيع فكّي كالثعبان لاحتساء الكحول |
Yalnızca en kabiliyetli olanlarımız. yılan gibi hızlı ve emin şekilde saldırmalıyız. | Open Subtitles | الأكثر مهارة بيننا فحسب، يجب أن نُهاجم كالثعبان سريعًا وبشكل مؤكد |
Babama gittin ve küçük bir yılan gibi onunla konuştun. | Open Subtitles | ذهبت إلى والدي وتحدثت .إليه كالثعبان الصغير |
Fareye işkence eden kral pitonu gibi. | Open Subtitles | إنه كالثعبان الملكي يقوم بتعذيب فأراً واثب. |
Babama gittin ve küçük bir yılan gibi onunla konuştun. | Open Subtitles | ذهبت إلى والدي وتحدثت إليه كالثعبان الصغير. |
Beni kontrol odasına transfer ederek etkisiz ve zararsız bir yılan gibi olacağımı düşündüler. | Open Subtitles | عند نقلي إلي غرفة التحكم ظنوا أنني سأكون كالثعبان بلا أنياب |
Bir yılan gibi okulun mutfağına girdin ve benim yiyeceğimi yedin! | Open Subtitles | إنزلقت كالثعبان إلى المطبخ، و تناولت وجبتي الخفيفة! |
- Yürü, yürü. - yılan gibi ses çıkarmalısın. | Open Subtitles | هيا هيا يجب ان تصدر صوتا كالثعبان |
Şimdi senin için... takdir ettiğin yılan gibi... deri değiştirme zamanı. | Open Subtitles | و الآن حان الوقت لكِ كالثعبان الذي تقدّرينه كثيراً... أنْ تقشري جلدك |
"Bir eve ilerliyor ve yılan gibi içeri süzülüyorum. Bebeklerini yiyip yüreklerini sızlatacağım." | Open Subtitles | ...سوف أذهب للمنزل, وأدخله كالثعبان ...سوف ألتهم أطفالهم, وسأجعل قلوبهم تتألم |
- Bir şeyin üstünden geçtik sanki. - Çubuğun üstünden geçen yılan gibi. | Open Subtitles | وكأننا قد دهسنا شخص ما - كالثعبان وهو يمر فوق العصا - |
Aramıza yavaş yavaş... bir yılan gibi sızdı! | Open Subtitles | أن يتسلل لمجتمعنا كالثعبان |
Tek istediği bedenimin içinde olmak ama bir yılan gibi kalbime kurt düşürüyor. | Open Subtitles | ،إنهلايريدفقط أنيدخل فيجسدي... بل هو يشق طريقه نحو قلبي كالثعبان ... . |
Tek istediği bedenimin içinde olmak ama bir yılan gibi kalbime kurt düşürüyor. | Open Subtitles | ،إنهلايريدفقط أنيدخل فيجسدي... بل هو يشق طريقه نحو قلبي كالثعبان ... . |
yılan gibi kıvrılıyor. | Open Subtitles | انها تلف كالثعبان |
Kılıcı... bir yılan gibi... | Open Subtitles | سيفها كالثعبان |
Hayır, hayır yılan gibi. | Open Subtitles | لا لا كالثعبان |
yılan gibi. | Open Subtitles | انه كالثعبان . |
Burmese pitonu gibi çenesini yerinden çıkartabiliyordu. | Open Subtitles | بإمكانها أن تفتح جوفها كالثعبان البورموي |