| Kuliste olmak, akrobatlar, aktörler, sihirbazlarla çevrili olmak insanı zehirleyen bir şeydi. | Open Subtitles | أن أكون في الكواليس محاطاً بالمهرجين، الممثلين و السحرة كان أمراً مؤلماً |
| Sadece bir bölü iki kerelik bir şeydi, hiçbir anlamı yoktu. | Open Subtitles | كان أمراً حدث مرّة وتكرّر مرّة ثانية لم يعنِ لي شيئاً |
| Müthiş bir şeydi. Güzelliğini görmek için orada olman gerekiyordu. | Open Subtitles | كان أمراً جميلاً، كان عليك أن تحضر ذلك لتقدّره |
| Kardeşimle barışmaya çalıştım. Ancak Bu çok kolay değildi. | Open Subtitles | حاولت أن أصنع السلام مع أخي ولكن كان أمراً صعباً |
| İnsanların ve olayların kaderine karar vermek, nasıl da sarhoşluk vericiydi. | Open Subtitles | كم كان أمراً مسمماً أن تقرر مصير الناس والأحداث |
| Hayır, kendimi veriyorum. Şahsi bir durum vardı. | Open Subtitles | لا, انا ملتزِمة, لقد كان أمراً شخصياً. |
| En iyi arkadaşıyla yaptığın şey berbat bir şeydi. | Open Subtitles | حصناً، لقد كان أمراً فظيعاً مافعلته مع صديقتها |
| Büyük bir şeydi. 50,000 $ benim, değil mi? | Open Subtitles | لقد كان أمراً ضخماً لذا ستكون مكافأة الخمسين ألفاً من نصيبي , أليس كذلك ؟ |
| İslam Cumhuriyetiyle geniş kapsamlı bir barış anlaşması gerçekleştirmek onunla yıllar önce konuştuğumuz bir şeydi. | Open Subtitles | إنجاز اتفاقية سلام شاملة مع الجمهورية الاسلامية كان أمراً تكلمنا أنا وهو حوله قبل سنين عدة |
| Çok basit bir şeydi ama o kadar huzur verirdi ki. | Open Subtitles | لقد كان أمراً بسيطاً جداً ولكنه جلب علي اطمئناناً كبيراً |
| Annem çok heyecanlı görünüyordu çünkü yeni bir şeydi bu. | Open Subtitles | بدت متحمّسة نوعاً ما، لأنه كان أمراً جديداً، |
| Yaptığın, tamamen yakışıksız ve kabul edilemez bir şeydi. | Open Subtitles | ما فعلتهِ كان أمراً غير ملائم وغير مقبول تماماً |
| Sıcak, nefes alan bir kadına yanaşmak farklı bir şeydi. | Open Subtitles | الوجود بقرب إمرأة حقيقية دافئة كان أمراً آخر |
| Ve... bilmiyorum. Beklenmedik bir şeydi. Ve bir aptal gibi davrandım. | Open Subtitles | ولا أدري، كان أمراً غير متوقع وتصرفت كالغبي |
| - Ondan kurtulduğun iyi oldu. Aptalca bir şeydi. | Open Subtitles | أنا سعيده جداً لأنك تخلصت منها لقد كان أمراً غبياً جداً |
| Anlıyorum,seni buna zorlamam garip bir şeydi ve şimdi... | Open Subtitles | أستطيع أن أرى بأنه كان أمراً محرجاً باني اقحمتك في هذا الآن |
| Bu çok garip. Son zamanlarda kokulara karşı hassaslaştım. | Open Subtitles | كان أمراً غريباً الروائح تشعرني بالغثيان مؤخراً |
| Teklif olmayan bir şeye göre, Bu çok romantikti. | Open Subtitles | . بالنسبة لعدم التقدم ، لقد كان أمراً رومانسياً للغاية |
| Utanç vericiydi ve bu yüzden seni aradım özür dilemek ve bunun hakkında konuşmak istedim. | Open Subtitles | كان أمراً محرجاً، لهذا اتّصلت أردتُ الاعتذار والحديث عن الموضوع |
| Acı vericiydi ama her zaman geldiğini görürdüm. | Open Subtitles | كان أمراً مؤلم، ولكن كنت اراهم قادمين ولكن معك لم آرى |
| İşle ilgili bir durum vardı ve zaman akıp gitti. | Open Subtitles | كان أمراً خاصاً بالعمل ، ولم ! أنتبه للوقت ... |