| canım, bütün başta dediklerin doğruydu. | Open Subtitles | عزيزتي ، كل ما قلتيه كان حقيقة فى البداية |
| Kim olduğum ve ne yaptığım konusunda anlattıklarım doğruydu. | Open Subtitles | الحديث الذي قلته عن نفسي وعن عملي لقد كان حقيقة |
| Gerçi ben de bilmiyordum, ki bu doğruydu. | Open Subtitles | لكنّني لم اكن أعرف أيضاً والذي كان حقيقة |
| Evet, gerçek buydu. | Open Subtitles | نعم, كان حقيقة. |
| Evet, gerçek buydu. | Open Subtitles | نعم, كان حقيقة. |
| Hayır, efendim. gerçekti. Bunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | لا يا سيدى ، لقد كان حقيقة أنا أستطيع التمييز بينهما |
| Onun hakkında mahkemede söylenen herşey doğruydu. | Open Subtitles | كل ما قالوه عنه في المحكمة هناك ... كان حقيقة |
| Ama bu çocukların dünyasındaki tek doğruydu. | Open Subtitles | لكن ذلك كان حقيقة في عالم الأطفال |
| Ama bu çocukların dünyasındaki tek doğruydu. | Open Subtitles | لكن ذلك كان حقيقة في عالم الأطفال |
| - Polisi aradım dedim ya, doğruydu. | Open Subtitles | ما قلته بشأن استدعاء الشرطة كان حقيقة |
| - Senin çalışmamaların için ona söylediğim her şey doğruydu. | Open Subtitles | -كل شيء قلته له عن اعمالك كان حقيقة. |
| Aslında söylediklerin doğruydu. | Open Subtitles | ماذا قلته كان حقيقة. |
| Söylediğin her şey doğruydu. | Open Subtitles | كل ما قلت كان حقيقة |
| Masum insanların o helikopter saldırısında öldürülmüş olması gizli olmayan, bilinen bir gerçekti. | Open Subtitles | حقيقة أن أشخاص أبرياء قُتِلوا فى هجوم المروحية هذا، هذا كان حقيقة معروفة، هذا لم يكُن سرياً، |
| Hayır, değildi. Asıl bizim yaşadıklarımız gerçekti. Değil mi? | Open Subtitles | لم يكن كذلك ، لكن ما حدث لنا كان حقيقة ، أليس كذلك ؟ |
| Ama gerçekti. Sana bütün kalbimle evlenme teklifi ettim. | Open Subtitles | و لكنه كان حقيقة كان من أعماق قلبي |