| Ben küçükken, çeşitli koleksiyonlarım vardı sopalar, taşlar, çakıl taşları ve deniz kabukları. | TED | عندما كنت طفلا، كان عندي مجموعات مشكّلة مختلفة من عصي وأحجار وحصي وأصداف. |
| Sık sık org çalıyorum. Geçen ay bir müzik dinletim vardı. | Open Subtitles | أعزف الأرغن في أغلب الأحيان الشهر الماضي كان عندي حفلة موسيقية |
| Şey, otele gece girişi için kartım vardı Ve bende onu... | Open Subtitles | نعم، كان عندي بطاقة دخول لمكتب الفندق لتسليم طلبية آخر الليل |
| Doğuştan böyleyim. Alt vücudum vardı ve üstü de onunla beraber geldi. | Open Subtitles | لقد ولدت بها , كان عندي عضلات سفلية و العلوية قدمت معها |
| İsteseydim bile onu durdurmaya hakkım yoktu. | Open Subtitles | أنا ما كان عندي حق لوقفه، حتى إذا أردت ذلك. |
| Eğer fazladan adamım olsaydı bile... kim böyle saçma bir görevi isterdi ki? | Open Subtitles | حتى إذا كان عندي رجل إضافي يريد مثل هذه المهمة ، هذاكلام فارغ؟ |
| Lisedeyken 80'ler dönemi sanrısı geçiriyordum resmen. Binlerce siyah lastik bilekliğim vardı. | Open Subtitles | مررتُ بمرحلة ثمانينات في الثانويّة، كان عندي العديد من أساور المطّاط السوداء |
| Her cins farem, fındık farem, hamsterım, çöl farem ve sincabım vardı. | TED | كان عندي جميع أنواع القوارض، الفئران ، الهامستر، الجرابيع، السناجب. |
| Çünkü birkaç sene önce benim de nefret ettiğim bir stajyer vardı. | Open Subtitles | لأنّه كان عندي طبيب مستجد قبل سنتين كرهته |
| Benim hafif bir baş ağrım vardı, ama Rosie daha yeni ısınıyordu. | Open Subtitles | كان عندي صداع طفيف، لكن روزي، هي كانت فقط فى صفى. |
| Yemek ve enerji haplarım da vardı. | Open Subtitles | وأنا كان عندي أقراص الغذاء وحبوب طاقة أيضا. |
| Aynı zamanda dedem ve babaannem de vardı. | Open Subtitles | كان عندي اجداد أبي لكنهم لم يستطيعوا أن يعتنوا بي |
| Sana polis çağırmamanı söylediğimde... çok iyi bir sebebim vardı. | Open Subtitles | عندما سألتك أن لا تستدعى الشرطة كان عندي سبب جيد جدا |
| Bu konuda bir fikrim vardı. Üç kız, üç oğlan. | Open Subtitles | كان عندي فكرة حول ذلك ثلاث بنات، ثلاثة أولاد |
| Araştırdığım bir şey yok, ve artık çalışma odam da yok. Eskiden şurada bir çalışma odam vardı, doğru mu? | Open Subtitles | لن أدخل إلى المكتب بعد الآن لقد كان عندي مكتب هناك، صحيح؟ |
| Onlara ıslık çalan bir delikanlı vardı ama ayrıldı. | Open Subtitles | كان عندي فتى صغير يصفر لهم جيدا، لكنه رحل |
| Bende Aparicio'nun imzası vardı ama dört dolar için bir turiste sattım. | Open Subtitles | كان عندي توقيع أبريسيو لكني بعته بأربع دولارات لسائح |
| Benim bir kavalım vardı. | Open Subtitles | كان عندي مزمار .وكلما عزفت عليه، كانت تبكي |
| Oh, hayır. Çılgın yaşlı bir teyzem vardı, ölünce bana bazı ahırlar bıraktı. | Open Subtitles | لا،في واقع الأمر كان عندي عمة كبيرة بالسن توفت وتركت لي بعضاَ من الإسطبلات |
| Benim cenaze törenimde en az 70 kişi daha vardı. | Open Subtitles | كان عندي على الأقل 70 شخص أكثر في جنازتي. |
| Doğu'ya seyahat ettiğinde, evleneceği erkekle tanışacağına dair bir fikri yoktu. | Open Subtitles | عندما جعلت الشرق وجهتها، أنا ما كان عندي الفكرة التي تقابل رجل من إختيارها |
| Bir zaman makinem olsaydı, geçmişe gider o telefonu etmezdim. | Open Subtitles | لو كان عندي آلة زمن لعدت بها ولما اتصلت بها |
| Üç tane çocuğum var, ve hepsi de bodrumda gömülü. | Open Subtitles | كان عندي ثلاثة أطفال، و هم كلّ دفنوا في القبو. |