"كان لابدّ" - Traduction Arabe en Turc

    • zorunda
        
    • zorundaydım
        
    Bir gün bitmek zorunda. İyi bir skor elde ettin. Open Subtitles كان لابدّ أن ينتهي هذا الأمر لقد مارستَ حيلة جيدة
    Bayan Norton, bu sabah ormandan gelmek zorunda kaldım. Open Subtitles الآنسة نورتن، كان لابدّ أن أجيء خلال الغابة هذا الصباح
    Beni göletin orada yakalamaması için uzun yoldan gelmek zorunda kaldım. Open Subtitles كان لابدّ أن أجيء منه طول الطّريق لم يستطيع أن يحصلني بتلك البركة
    Buraya gelip bunu birisine anlatmak söylemek zorundaydım. Open Subtitles و كان لابدّ أن آتي إلى هنا وأخبر شخصًا ما
    Gerçek olup olmadığını bilmek zorundaydım. Open Subtitles كان لابدّ أن أكتشف إذا كنتَ صفقة حقيقية
    Eğer bu şehir su arıtım tesisleri kurmak zorunda kalsaydı bu milyarlar tutardı. Open Subtitles إذا كان لابدّ لنيويورك أن تبني محطات تنقية للمياه، فسيُكلّفها هذا البلايين.
    Okul yüzünden bu kadar erken dönmek zorunda kaldığı için çok üzgündü. Open Subtitles إنها شعرت بالأسى فحسب لأنه كان لابدّ عليها أن تذهب إلى المدرسة بهذه السرعة
    Geçen pazar sabahı,limuzinimle şehirdışına çıkmak zorunda kaldım. Open Subtitles صباح الأحد الماضي، كان لابدّ أن آخذ ليموزيني ، وسط المدينة
    Taksi, saatini kurmayı unuttuğu için işe gitmek üzere evden her zamankinden 5 dakika geç çıkan adam karşıdan karşıya geçtiği için durmak zorunda kaldı. Open Subtitles سيّارة الأجرة كان لابدّ لها أن تتوقّف لرجلٍ يعبر الشارع والذي تأخر على عمله 5 دقائق عن المعتاد لأنه نسي وضع جرس التنبيه
    Onu buraya getirmek için en baştan ona söylemek zorunda kaldım. Open Subtitles كان لابدّ أنْ أخبـرها لأجعلها تأتي إلى هنـا بالمقام الأول
    Trenin 4 saat sonra kalkıyor. Gördüğün gibi bir kaç eşya satmak zorunda kaldım. Open Subtitles هناك "قطار" بعد أربع ساعات كان لابدّ أن أبيع بعض الأشياء، كما ترى
    Bir saat dırdırını dinlemek zorunda kaldım. Open Subtitles كان لابدّ أن أسمع ثرثرتها لساعة
    Kendimizi Ra'ya halen sadık olanlara tanıtmak zorunda kaldık. Open Subtitles كان لابدّ وأن نفضح أنفسنا من أجل البقية الذي ما زالوا يعتقدونهم موالين لـ(راع)
    Ama Lester bunu yapmak zorunda olduğuna inanıyordu. Open Subtitles لكن كان (ليستر) عازماً على ذلك، كان لابدّ من القيام به.
    - Ama, Fido ölmek zorunda kaldı. Open Subtitles لكن (فيدو) كان لابدّ وأن يموت

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus