| "Ne de olsa, onunla bir randevum vardı ve gitmedim." dedim. | Open Subtitles | على العموم ، كان لى معها موعد يوما ولم أحافظ عليه |
| Sizinki kadar güzel bir karım olsa hemen öğrenmeye çalışırdım. | Open Subtitles | اذا كان لى زوجة بقدر جمال زوجتك كنت لأعرف السبب بسرعة |
| - Eşiyle hoş bir sohbetimiz oldu. - Hoş sohbeti kocasıyla yapmış olmalıydın. | Open Subtitles | كان لى حديث لطيف مع زوجته كان يجدر بك أن يكون حديثك اللطيف معه هو |
| Dr. Harrison'la ciddi bir konuşma yapacağım. Buraya dönmenize izin vermesi bir hataydı. | Open Subtitles | كان لى حوار جاد مع دكتور هاريسون لقد كان من الخطأ عودتك اٍلى هنا |
| Eğer bir tahmin gerekiyorsa, onu kızı, Geraldine öldürdü. | Open Subtitles | لو كان لى ان اُخمن, فيمكننى القول, انها ابنته جيرالدين |
| Savaş alanında, onurlu bir şekilde ölmem gerekiyordu! | Open Subtitles | لقد كان لى قدرى يفترض أن أموت فى المعركة |
| Eski bir erkek arkadaşım da girerken yandı. Artık koltuk değneğiyle yürüyebiliyor. | Open Subtitles | انا ايضا كان لى صديق اعتاد ان يحترق فى الغلاف الجوى هو الان يصاحب الحملان |
| Las Vegas'ta daha bitmemiş bir işim var. | Open Subtitles | إضطررت للتوقف فى لاس فيجاس فقد كان لى هناك عمل لم ينجز تماما |
| 18 yaşımdayken genç bir karım vardı. | Open Subtitles | كان لى زوجه صغيره عندما كنت فى الثامنة عشر من عمرى. |
| Hayır, bir uyuşturucu problemin vardı, daha sonradan çalma problemine döndü. | Open Subtitles | لا, لقد كان لى حديثاً مع مروجى مخدرات تحول إلى حديثاً مع سرقة |
| Benim bir ortağım vardı! Onun için canımı feda ederdim! | Open Subtitles | كان لى شريك لم أستطع حمايته ومات بالرصاص |
| Nil'de ona hizmet etme onuruna eriştim. Müthiş bir zaferdi. | Open Subtitles | لقد كان لى الشرف أن أخدم معة فى نهر النيل و قد كان انتصاراً عظيماً |
| Nil'de ona hizmet etme onuruna eriştim. Müthiş bir zaferdi. | Open Subtitles | لقد كان لى الشرف أن أخدم معة فى نهر النيل و قد كان انتصاراً عظيماً |
| Michael, eğer güzel burnumu bir saniyeliğine sokmam gerekirse, | Open Subtitles | مايكل اذا كان لى ان اتدخل هنا لثانيه واحده |
| Yani bazı Athosyalılar küçük güzel bir kolye olur diye mi düşünmüş? | Open Subtitles | و بعض الأتوزيين إعتقدوا أنه يبدو جميلة كمدلاة وكيف كان لى أن أعلم ؟ |
| Farklı seçimler yapsaydım, ya da başka bir yol seçseydim, yalnız ölen ben olabilirdim. | Open Subtitles | اذا كان لى ان اختار خيارات مختلفه او اختيار طريق اخر انا اكون الشخص الذى يموت وحيدا |
| Evet, ben bir insanım ve hayatımda belli kararlar aldım. Tanrı'nın öğretisine ters düşünce ve hareketlerim de oldu. | Open Subtitles | نعم أنا رجل كان لى مواقف وأفكار ضد التعاليم الدينيه |
| Üniversitedeyken öyle bir sakalım vardı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | هل تذكرين عندما كان لى لحيه مثل هذه فى الكليه؟ |
| Ve eğer merhametinde benim de bir rolüm varsa lütfen ne yapmam gerektiğini söyle bana. | Open Subtitles | إذا كان لى نصيب من رحمتك ارشدنى الى ما يمكننى فعلة |
| Bana göre ne tür bir baba olduğunu... Nasıl unutabilirim? | Open Subtitles | لا يُمكننى نسيانهم ، حتى و إن حاولت ، أى نوع من الآباء كان لى |