| İlk üç kezi onunlaydı. | Open Subtitles | كان معها عندما حطم الرقم القياسي لأول مرة |
| Tommy, ölürken onunlaydı. | Open Subtitles | تومي كان معها في آخر لحظات حياتها |
| Tıbbi destek gerektiği anlaşılıncaya kadar, babam yanındaydı. | Open Subtitles | والدي كان معها. حتى أنه كان من الواضح انها في حاجة إلى عناية طبية. |
| Onu tanıdığın kadarıyla birlikte olduğu bir kadına zarar verebilir mi? | Open Subtitles | علي قدر علمك هل عضو الكونغرس أذي أي أمرأة كان معها من قبل؟ |
| Bu, öldüğü gece onunla birlikte olduğunu tamamen kanıtlar. | Open Subtitles | هذا أثبات قاطع أنه كان معها ليله وفاتها. |
| - O sırada yanında olan kişi gömmüştür. | Open Subtitles | هذا ما لا أفهمه. بالكاد هو من كان معها آن تجرعت الجرعة الزائدة من المُخدر. |
| Bir gecelik ilişki yaşıyordu. onunla birlikte olan kadın söyledi. | Open Subtitles | كان يقضى ليلة واحدة السيدة التى كان معها جاءت الينا |
| Semptomlar ortaya çıktığında onunlaydı. | Open Subtitles | كان معها عندما ظهرت أعراضها |
| Belki de onunlaydı. | Open Subtitles | .. ربما كان معها |
| Muhtemelen bütün gece onunlaydı. | Open Subtitles | غالبا كان معها طوال الليل |
| Troy da jeriyatrik olmadan önce onunlaydı. | Open Subtitles | و (تروي) كان معها قبل أن تصيبه الشيخوخة |
| Parktayken kesin yanındaydı çünkü bir chihuahua'yı durdurup Kuzucuk'a kız arkadaş yaptım. | Open Subtitles | بالتأكيد كان معها في المنتزه لانني اوقفت "شيواوا" شيواوا: نوع من انواع الكلاب |
| - Peder, Kuzey Mağaralarında yanındaydı. | Open Subtitles | الكاهن كان معها في الكهوف الشمالية |
| O da hastanede yanındaydı. | Open Subtitles | ايضاً ، كان معها في المستشفى |
| Bence o ve birlikte olduğu kimse Bartholomew'un motorcularını barda öldürdü ve sonra Bart'ın adamları geri saldırıya geçti. | Open Subtitles | اعتقد بانها ومن كان معها قتلو سائقي بارثيمليو في الحانه بعدها رد عليهم بارثيمليو بالمثل |
| Sana ve sen Ashley'i öldürürken birlikte olduğu diğer kadına. | Open Subtitles | بمن فيهم التي كان معها ليلة ما قتلتي (آشلي). |
| Ortağı olan diğer polis, ...onunla birlikte olduğunu söyleyen hani. | Open Subtitles | الشخص الذي قال بأنها كان معها |
| Chris Alexander'ın karısı bütün gece kocasıyla birlikte olduğunu söyledi. | Open Subtitles | زوجة (كريس أليكساندر) قالت أنه كان معها طوال الليل |
| Bu sabah yanında olan ajanla görüşmeliyim. | Open Subtitles | أريد أن أتحدّث إلى العميل الذي كان معها. |