| Sakin ol, Calvin. Başında büyük bir çürük var. | Open Subtitles | إسترخى يا كيلفين, إن لديك كدمة كبيرة على رأسك. |
| İyidir. İyiyim. Alt tarafı bir çürük. | Open Subtitles | لا إنها بخير, إنها بخير, إنها مجرد كدمة. |
| Bayanın sol yanağında bir morluk var. | Open Subtitles | الكدمة السيدة لديها كدمة على خدها الأيسر |
| Ben iyiyim. Ben iyiyim. Sadece ezik. | Open Subtitles | إني بخير، إني بخير إنها كدمة فحسب، هيا بنا |
| Belirgin özellikleri sağ kolda küçük yara izi. | Open Subtitles | علامات فارقة: كدمة صغيرة على الذراع الأيمن. |
| Dostum, o komik değildi. Hala başımın arkasında şişlik var. | Open Subtitles | صاح، لم يكن ذلك مضحكا مازال لدي كدمة خلف رأسي |
| Eğer sürücü onu gördüyse şimdiye ölü olurdu, çürükler içinde değil. | Open Subtitles | لو راها السائق لكانت ميتة و ليس فقط كدمة بعينها |
| O iyi. Sadece bir çürük. Doktor ona bakacak. | Open Subtitles | أنه بخير أنها مجرد كدمة الدكتور سوف يعالجه |
| Boynun sağ tarafında at nalı şeklinde bir çürük. | Open Subtitles | كدمة على شكل حدوة حصان على الجهة اليسرى من الرقبة |
| - O bir çürük. - Tamam, bundan bahsetmek için bir sebep yok. | Open Subtitles | انها كدمة موافق، ليس هناك سبب للتحدث عنه |
| Sırtında kare şeklinde taze çürük var. Ölümden önce mi sonra mı meydana geldiği belli değil. | Open Subtitles | كدمة جديدة ظهرت على ظهرها جُرح مميت، ربما سببته يد |
| Sağ baldırında, dizinde ve dirseğinde çürük var. | Open Subtitles | عِنْدَها كدمة على فخذِها اليسارِ، ساقها الصحيح، و جلبة بمِرْفَقِها الصحيحِ. |
| Bıçak içeri kolayca girmiş deride, yaraya paralel bir morluk bırakmış. | Open Subtitles | دخل النصل بسلاسة ترك كدمة صغيرة مباشرة على الجلد |
| Gözündeki morluk o baş belası herif tarafından yapıldı, değil mi? | Open Subtitles | وإذن، كدمة عينك سبّبها ذاك المثير للمشاكل، صحيح ؟ |
| Evet. Doku travmasının büyüklüğü ve şiddeti çenenin solundaki kemikte olan morluk ile eşleşiyor. | Open Subtitles | أجل، حجم إصابة النسيج وقوتها تطابق كدمة العظام في الفك السفلي الأيسر. |
| Hepsi 2 haftalık sürede oluyor. - Ayrıca donmadan hemen önce aldığı bir darbe sonucu oluşmuş yeni bir ezik de buldum. | Open Subtitles | كما أنّي وجدتُ أيضاً كدمة جديدة من ضربة عانى منها قبل تجميده. |
| Sağ şakakta yara var. İçinden kıymıklar ve yeşil boya çıktı. | Open Subtitles | كدمة على الصدغ الأيمن مغطاة بشظيات خشبية وطلاء أخضر اللون |
| Kafamda bir şişlik... muhtemelen bileğimde de bir kırık varmış. | Open Subtitles | يقول إن لدى كدمة فى رأسى وربما معصمى كسر |
| O halde Patti masum. - Jenna'yı öldüren o çürükler değildi. | Open Subtitles | مما يعني باتي ورطتها - كدمة لم يقتل جينا. |
| Nereye gittiğini bilmiyorum, ama bir keresinde ...gözü morarmış ve çenesi şişmiş halde gelmişti. | Open Subtitles | لا أدري أين يذهب ولكن... ذاتمرة،عندعودته... كانت هناك كدمة حول عينه ولثته متورمة |
| Bu mor gözü mümkün bana şövalye bir budala taslamamayı hatırlatması için... mümkün olduğunca uzun bir süre orada olmasını istiyorum | Open Subtitles | أنا اريد كدمة على عيني إلى أطول فترة ممكنة حتى أتذكر ألا أكون أحمقاً مندفعاً هكذا |
| Kurşunun çarpmasından doğan ezilme yüzünden ciğerlerindeki hava boşalmış. | Open Subtitles | كدمة صدرِ مِنْ التأثيرِ القذيفةِ الذي أخرجَ الريح منه. |
| Sadece morluğu varken nasıl uyluk kemiği kırılmış olabilir ki? | Open Subtitles | كيف يمكن للفخذ أن ينكسر دون ظهور كدمة حتّى؟ |
| Ve 1.2 cm çapında oval bir bere var. | Open Subtitles | ولقد حصلت على كدمة بيضاوية الشكل .قياس 1,2 سم |
| Yani deri altının fotoğrafını çekebilir, ...adamımızı bulur, ...ve morarma izini el iziyle karşılaştırırız. | Open Subtitles | لذلك، يمكننا استخدام التصوير تحت الجلد، البحث عن رجل لدينا، وتتناسب مع كدمة في قبضته. |
| Dalga geçme. Dizimden göğsüme kadar her yerim morardı. | Open Subtitles | أتمزح , حصلت على كدمة من الركبة الي الحلمة |
| Üzerine buz koysan iyi olur, yoksa fena moraracak. | Open Subtitles | يجب وضع بعض الثلج علىها أو سيكون لديك كدمة قوية |