| Seni 1800'lerde hançerli tuttuğu her yıl için bir yıl. | Open Subtitles | هذا مقابل كلّ عام أبقاك مُخنجرة في القرن الثامن عشر |
| her yıl önceki yıldan daha fazla fotoğraf çekildiğini biliyor muydun? her yıl. | Open Subtitles | أتعلمين أن كلّ عام تُلتقَط صور أكثر من حاصلة الأعوام السابقة طُرًّا بالتاريخ؟ |
| Ama bu üç Kongre Kütüphanesine eşdeğerdir. --Yanmış kül olmuş, sonsuza kadar kayıp - - her yıl | TED | ولكن هذه المكتبة تعادل مكتبة الكونجرس ثلاث مرات أُحرِقتْ .. ضاعت إلى الأبد ..كلّ عام |
| Kocam ava çıkardı. Her sene aynı salak espriyi yapardı. | Open Subtitles | زوجي كان يصطاد، وكان يقول ذات الطُرفة الغبيّة كلّ عام |
| Ama bu sırada, Her sene iki gün anahtarı kullanabiliriz ve bu güzel dünyayı gözden geçirebiliriz. | Open Subtitles | .. لكن في هذه الأثناء ، ولمدّة يومين كلّ عام .. .. نحن قد نستعمل المُفتاح .. .. وننظر داخل ذلك العالم الجميل .. |
| Onlarınki Her sene Kısa Ot Vadisi'nde yaşanan sayısız hikayeden bir tanesi. | Open Subtitles | قصّتهم هي مجرّد إحدى القصص الكثيرة التي تنجلي كلّ عام على سهول العشب القصير الأراضي العشبية في مركز هذا الحدث العظيم |
| Canlılar için çok düşmanca gözükebilir fakat her yıl dokuz ay süren kıştan sonra | Open Subtitles | قد يبدو انه مكان عدائي جدا لأشكال الحياة لكن كلّ عام بعد الشتاء الذي يدوم لتسعة شهور ا |
| Lütfen. her yıl birden çok Amerikalı bu şekilde ölüyor. | Open Subtitles | تتسبّب المناطيد بمقتل أكثر من أميركيّ واحد كلّ عام. |
| her yıl daha kötüye gidiyor. | Open Subtitles | هذا سيئ، أليس كذلك؟ ويزداد سوءاً كلّ عام |
| Hey, insanları öldürme, hapse gönderilme Noel törenini, her yıl evinde geçir. | Open Subtitles | مهلاً ، لا تقتل الناس ولا تتسبب بإرسالك إلى السجن وتمتّع بمسابقة عيد الميلاد في منزلكَ كلّ عام |
| her yıl bu sınırdan 50.000 binin üzerine kaçak göçmen geçiyor. | Open Subtitles | أكثر من 50.000 مُهاجر غيرشرعي.. يعبرون هذا الجزء من الحدود كلّ عام |
| Ancak kıyıları her yıl büyük fırtınalarla silip süpürülür. | Open Subtitles | ،لكن ساحلهم، كلّ عام يهبّ عليه عواصف ضارية |
| Büyük orman her yıl 3 metre yağmur suyu alır. | Open Subtitles | "تحظى "الغابة العظيمة بارتفاع ثلاثة أمتار من المطر كلّ عام |
| Eğer onu hayatta tutarsa her yıl kendimi çarmıha gereceğimi söyledim. | Open Subtitles | أخبرتُه أنّني سأسمّر نفسي على صليبٍ كلّ عام يبقيها على قيد الحياة |
| her yıl tatil zamanları, yerel TV'de "Christmas Carol" filmini verirler. | Open Subtitles | كلّ عام عند الأعياد يطلقون أغنية عيد الميلاد على شاشة التلفزيون المحلي |
| Her sene, daha fazla çalışırlar fakat evlerinin pahası biraz daha azalır. | Open Subtitles | كلّ عام يعملون لفترة أطول بقليل، ومنازلهم تساوي القليل، |
| Her sene doğum günümü hatırlaman çok hoş. | Open Subtitles | أنت طيّبة جداً، تتذكّرين عيد ميلادي كلّ عام. |
| Her sene takıyorum ve Her sene "ne diye uğraştım" diyorum. | Open Subtitles | أعلّقها كلّ عام وكلّ عام أتساءل عن سبب تجشّمي العناء |
| Her sene rozet kimliğimiz için yeni fotoğraf çektiriyoruz. | Open Subtitles | نقوم بتصوير صُور جديدة لشارات الهويّة كلّ عام. |
| Ve bu dağı Her sene üretiyoruz. | TED | هذا الجبل يتم إنتاجه كلّ عام. |
| Onu Her sene kullanırız. Bayramın adetlerinden birisidir. | Open Subtitles | إننا نستخدمه كلّ عام إنه جزء من التقليد |