| Kardeşim, bütün belgeleri halletti ama sen gitmek istemedin. | Open Subtitles | لقد أنهى أخي كل الأوراق التي تجعله كفيلنا ولكنك لم ترد أن تغادر |
| İki buçuk saattir. Yorgundun sanırım. Yatakla ilgili bütün belgeleri hazırladım. | Open Subtitles | لساعتين و نصف , لابد و أنك كنت مرهقة كل الأوراق جاهزة , أخبريني فقط متى نوصله لمنزلكم |
| Tüm kozlar onun elinde. | Open Subtitles | إنه يمتلك كل الأوراق |
| Tüm kozlar onun elinde. | Open Subtitles | إنه يمتلك كل الأوراق |
| Bütün evraklar imzalanmaya hazırdı. Çok iyi bir çift. | Open Subtitles | كل الأوراق جاهزة للتوقيع لزوجين لطيفين |
| Bütün evraklar usule uygun. | Open Subtitles | كل الأوراق جاهزة |
| Bütün evrakları teslim ettiğinden emin olmak için ÇEK'e gideceğim. | Open Subtitles | متجهة إلى المركز الآن لأتأكد من أنّه قام بإدخال كل الأوراق |
| Bütün evrakları inceledim. | Open Subtitles | لقد نظرت في كل الأوراق |
| Oğlumuzu eve götürmek için tüm belgeleri imzalayacağız. | Open Subtitles | سنوقّع كل الأوراق ونأخذ ابننا للمنزل |
| Kredi için gereken bütün belgeleri hazırladım ama açıkcası biraz gerginim. | Open Subtitles | كما تعلم، لقد حصلت على كل الأوراق لموظف القروض، لكن , يجب أن اعترف انا متوترة بعض الشئ |
| Alan hizmetlerinde bütün belgeleri doldurdum, onlar da olur dedi. | Open Subtitles | أجل، ملأت كل الأوراق بما يكفي ورحبوا بذلك. |
| bütün belgeleri halletti. | Open Subtitles | كانت عنده كل الأوراق |
| Her halükarda Tüm kozlar bizde. | Open Subtitles | على أي حال، لدينا كل الأوراق... . |
| Tüm kozlar iş verenlerin elinde. Ciddi misin, ağabey? | Open Subtitles | -الإدارة تحمل كل الأوراق |
| - Bütün evraklar sende mi? - Evet. | Open Subtitles | انتى لديكي كل الأوراق ؟ |
| Floyd, Jerry Bütün evrakları imzaladı. Gitmeye hazırsın. | Open Subtitles | إن (جيري) أمضى كل الأوراق يمكنك الذهاب |
| Her neyse, gereken tüm belgeleri getirdim. | Open Subtitles | على كل حال، لدي كل الأوراق هنا. |