| Yani planın bu civardaki bütün bankaları kontrol etmek ve sonra? | Open Subtitles | حسنٌ، خطتك كانت أن تتعرف على كل البنوك في هذه المنطقة، ثم ماذا؟ |
| Bir zamanlar soyduğu bütün bankaları ona anlatmıştı. | Open Subtitles | ويخبرها عن كل البنوك التي سرقها |
| Cehennemden Houston'a kadar olan bütün bankaları soydun. | Open Subtitles | هذا ليس رد مناسب "لقد سرقتى كل البنوك من هنا حتى " هيوستون |
| Güney Afrika'da devletin düzenlemeleri var. Tüm bankaların karlarının %0,2'sini küçük ve orta ölçekli kara sermaye girişimlerine bağış yapmalarını talep ederler. | TED | في جنوب أفريقيا سنّت الدولة تشريعًا ينص على كل البنوك التبرع ب(2،0) من أرباحها لمشاريع صغيرة ومتوسطة يملكها السود |
| Tüm bankaların babası. | Open Subtitles | والدُ كل البنوك |
| Tüm bankaların amca ve teyzesi. | Open Subtitles | وخال وخالة كل البنوك أيضاً |
| Ve Tüm bankaların annesi. | Open Subtitles | وأمُ كل البنوك |