| hakkımda her şeyi bilirken ben seninle ilgili hiçbir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | أنت تعرف كل شيء عني وأنا لا أعرف أي شيء عنك |
| Bunu görüp benim hakkımda her şeyi bildiğini mi sanıyorsun? | Open Subtitles | أترى ذلك الجرح وتعتقد أنك تعلم كل شيء عني ؟ |
| Çünkü sana hakkımdaki her şeyi anlatıyorum ama ben senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | لقد أخبرتك كل شيء عني و لا أعرف شيئا عنك |
| Ama Wilfred hakkımdaki her şeyi biliyor sanki delice gelecek ama, bana iyi geliyor. | Open Subtitles | لا كن ولفريد يبدو يبدو انه يعرف كل شيء عني اعرف ان هذا يبدو جنوني , ولكن |
| Arkadaşı ona benimle ilgili her şeyi anlattı ve benim hayatım bitti. | Open Subtitles | التي تخبرها كل شيء عني وتدمٍر حياتي |
| Marcus hakkında her şeyi biliyorum ve o da benimkileri biliyor. | Open Subtitles | أنا أعرف كل شيء عن ماركوس، وماركوس يعرف كل شيء عني. |
| Sanırım, benim hakkımda her şeyi biliyorsun. | Open Subtitles | حسناً, أحسب أنك تعرفين كل شيء عني أنا أعرف ما فيه الكفاية |
| Sen! Evet, yağlı, çıplak ve kel adam! hakkımda her şeyi biliyorsun. | Open Subtitles | أنت أيها الرجل العاري المزيت الأصلع أنت تعرف كل شيء عني |
| - Yani sen hakkımda her şeyi biliyorsun... - Teşekkür ederim. | Open Subtitles | ...ـ أعني , أنتي تعرفين كل شيء عني ـ شكراً لك |
| Sen benim hakkımda her şeyi biliyorsun fakat bildiğin kadar şey paylaşmıyorsun gibi hissediyorum... | Open Subtitles | أنا أشعر كما أنك تعلم كل شيء عني وأنا لا أشهر أنك تشاركني ذلك كثيرآ |
| Doktor'la ilk tanıştığımızda, ...çok çok uzun zaman önce benim hakkımda her şeyi biliyordu. | Open Subtitles | عندما قابلت الدكتور لأول مرة قبل زمن طويل جدا كان يعرف كل شيء عني |
| hakkımda her şeyi biliyorsun. Senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum. | Open Subtitles | إنك تعرف كل شيء عني, و أنا لا أعرف شيئاً عنك |
| Dedektif Rizzoli hakkımdaki her şeyi anlatmıştır diye düşünmüştüm. | Open Subtitles | و هنا ظننت أن المحققة ريزولي أخبرتكي كل شيء عني |
| Peki bereli adam benim hakkımdaki her şeyi nereden biliyor? | Open Subtitles | ثم كيف لذلك الرجل صاحب القبعة أن يعرف بشأن كل شيء عني ؟ |
| Benim hakkımdaki her şeyi bilmeniz mümkün değil. | Open Subtitles | ليس من الممكن أن تعرف كل شيء عني |
| Aradan geçen bunca yıldan sonra benim hakkımdaki her şeyi hatırlıyorsun. | Open Subtitles | بعد كل هذه السنين تتذكرين كل شيء عني ؟ |
| Adam bir anda ortaya çıkıyor ve benimle ilgili her şeyi biliyor. | Open Subtitles | الشخص ظهر من العدم, ويعرف كل شيء عني |
| Bildiğini biliyorum. benimle ilgili her şeyi biliyorsun. | Open Subtitles | تعرفين كل شيء عني |
| Benim hakkında her şeyi bildiklerini sanıyorlar. | Open Subtitles | هم يظنون بانهم يعرفون كل شيء عني |
| Benden her şeyi saklıyorlar. | Open Subtitles | إنهم يخفون كل شيء عني |
| Yalan söylediğini, her şeyi benden sakladığını bile itiraf etmiştin. | Open Subtitles | ،حتى أعترفتِ بالكذب .أخفاء كل شيء عني |
| Çok memnun olurum, belki Hakkımdaki herşeyi unutup yeni bir sayfa açabiliriz. | Open Subtitles | أود ذلك كثيراً أو ربما تودين أن تنسي كل شيء عني |
| "Onlar benim hakkımda herşeyi b ildiklerini sanıyorlar Fakat hiçbir şey bilmiyorlar. | Open Subtitles | يعتقدون أنهم يعرفون كل شيء عني لكنهم في الحقيقة لايعلمون أي شيء |