Kovuşturma avukatı olarak davalarımıza bakacak. | Open Subtitles | ستكون الحقل الخلفي لقضايانا كمحامية إدعاء |
Güvenlik şirketinin avukatı Bay Baylon'ın yerine geçmem istendi benden. | Open Subtitles | لقد طلبوا مني أن أحل محل السيد بايلن كمحامية عن الشركة الأمنية |
Savunma avukatı ve bir tanık olarak görevlerinizi birbirine karıştırmanızdan endişeleniyor. | Open Subtitles | إنه قلق من أن تخلطي من واجبكِ كمحامية دفاع مع واجبكِ كشاهدة |
Ve eğer bu bana olsaydı, avukat olarak işimi nasıl yapacağımı merak ettim. | TED | وإن حدث ذلك لي، تساءلت كيف سأتمكن من أداء عملي كمحامية. |
Bu bunun nasıl bir his olduğunu hiç unutmayacağıma dair yıllar önce genç bir avukat olarak kendime söz verdim. | TED | ووعدت نفسي طوال تلك السنوات الماضية كمحامية عامة شابة. أنني لن أنسى أبدًا، ذلك الشعور. |
Yüksek ücretli firmadaki avukatlık işinde olman gerekmiyor muydu? | Open Subtitles | ألا يفترض ان تكوني تتولين وظيفتك كمحامية دفاع بمرتب كبير؟ |
Yargıca gideceğim ve avukatlığından çekileceğimi söyleyeceğim. | Open Subtitles | سأذهب للقاضي وسأطلب منه إعفائي كمحامية لك |
Bu bir uluslararası hukukçu olan beni, görebileceğimiz yaratıklardan daha fazla korkuttu. Çünkü gerçekten de okyanusu, koruyabileceğimiz görüşünü yalanladığı, küresel okyanusu, bize karbon depolayan ısı deposuyla, oksijenle hizmet eden okyanusun en fazla %36'sını koruyabileceğimizi gösterdiği için. | TED | بالنسبة لي كمحامية دولية , هذا يخفيني أكثر من أي مخلوقات أو وحوش من المحتمل أن نراها , لأنها تناقض الفكرة القائلة بأنه بإمكاننا فعلاً حماية المحيط المحيط العالمي، الذي يزودنا بمخزون الكربون ومخزون الحرارة والأكسجين إن كنا نستطيع أن نحمي 36% فقط |
Bay Garber geçenlerde beni avukatı olarak tutmak istedi. | Open Subtitles | اراد السيد غاربر مؤخرا ان يعيننى كمحامية |
Bu cesur kadın beni avukatı olarak seçtiği için şeref duyuyorum. | Open Subtitles | "يُشرّفني أنّ هذه المرأة الشجاعة قد إختارتني كمحامية عنها." |
Bir insan hakları avukatı olarak, bence bu kişiliğe saldırıdır. | Open Subtitles | كمحامية لحقوق الإنسان أجد هذا هجوماً |
Isenstadtlar Tara'nın avukatı olarak işinize son veriyorlar. | Open Subtitles | عائلة "آيسنتادس" إستغنوا عنكِ كمحامية "تارا" |
Onun avukatı olabilirsin. | Open Subtitles | يمكنكِ أن تعملي كمحامية لها |
Bay Hansen'ın avukatı olan Lynn senin yönlendirmenle makul bir iş çıkardı. | Open Subtitles | (لين)، كمحامية للسيد (هانسن) لديها عمل لائق على إعادة التوجيه |
McClaren'in avukatı olarak, bunu yapmak isteyip istemediğinizi sormam gerekiyor. | Open Subtitles | كمحامية (مكلارين) من واجبي أن أسألك إن كنت تنوي القيام بذلك |
Kendimi avukat olarak hayal ediyordum, o büyük sandalyede oturarak. | TED | كنت أتخيل نفسي كمحامية تجلس على كرسيها الكبير |
Sivil Haklar Hareketi ile avukat olarak çalışmaya başladın, Dr. King ile birlikte asıl Yoksul Halk Kampanyasında çalıştın. | TED | لذلك بدأت عملك كمحامية ومع حركة الحقوق المدنية، وعملت مع الدكتور كينغ على حملة الفقراء المحلية |
Bir eş ve bir avukat olarak, o kocasının yanında | Open Subtitles | كمحامية وزوجة، هي تقف بالتاكيد بجانب زوجها. |
Bir avukat olarak yasal deyim, çatlak ve tam bir baş ağrısı. | Open Subtitles | بصفتي كمحامية, المصطلح القانوني هو مجنون و مزعج للغاية |
Az önce epey büyük, oldukça yetişkin tarzı avukatlık işimi aldım. | Open Subtitles | لقد تم قبولي. على أول وظيفة كبيرة لي كمحامية. |
Çok uzun süredir avukatlık yapıyorum ve benim görevim müvekkilimi savunmak. | Open Subtitles | فإنني أمارس ذلك من مدة طويلة ووظيفتي كمحامية هي الدفاع عن موكلي |
Bu iki yıl boyunca Bay Ashbaugh sizi hiç avukatlığından kovmakla tehdit etti mi? | Open Subtitles | و هل سبق و هدّد السيد (آشباو) بطردك -من العمل كمحامية له خلال العامين ؟ |