Söyleme tarzı çok hoştu. | Open Subtitles | هو كَانَ لطيفَ الطريقَ قالتْها. |
-Evet, bunu bana vermesi çok hoştu ama bunu tutamam. | Open Subtitles | نعم، هو كَانَ لطيفَ مِنْها لإعْطاء هذا لي، - لَكنِّي لا أَستطيعُ إبْقائه. |
Çok hoştu. Kendimi tutamadım ve... | Open Subtitles | كَانَ لطيفَ جداً ...لم أَستطيعُ أَنْ أُساعدَ نفسي، و |
Bu Çok güzeldi, aslında o kadar da kötü biri değilsin sen. | Open Subtitles | حَسناً، ذلك كَانَ لطيفَ أنت لَسْتَ سيئَ جداً مع ذلك |
Şey, Çok güzeldi, rol yapmayan biriyle tanışmak Çok güzeldi. | Open Subtitles | حَسناً, كَانَ لطيفَ جدا مقابلتك شخص ما لا يمثل |
Herşey Çok güzeldi, sonra Joe'ya dedim ki "Patatesini beğenmedin mi?" | Open Subtitles | كُلّ شيء كَانَ لطيفَ كما يُمكنُ أَنْ يَكُونَ، وأنا قُلتُ، "هَلْ لا تَحْبُّ بطاطتَكَ؟ " |
Ama çok hoştu, baba. | Open Subtitles | لقد كَانَ لطيفَ جداً أبي |
Seninle tanışmak çok hoştu. | Open Subtitles | هو كَانَ لطيفَ لمُقَابَلَتك. |
Bu gerçekten hoştu. | Open Subtitles | ذلك كَانَ لطيفَ جداً. |
Ne yazık, çok hoştu. | Open Subtitles | الذي a شفقة، ذلك كَانَ لطيفَ. |
- Çok hoştu. Teşekkür ederim. | Open Subtitles | - ذلك كَانَ لطيفَ جداً, شكرا |
-Seninle tanışmak Çok güzeldi. | Open Subtitles | - لقد كَانَ لطيفَ جداً مُقَابلَتَك . معالسلامة. |
Çok güzeldi. | Open Subtitles | هو كَانَ لطيفَ. |
Bu Çok güzeldi. | Open Subtitles | أوه، ذلك كَانَ لطيفَ جداً. |
Çok güzeldi. | Open Subtitles | كَانَ لطيفَ مع ذلك |
Çok güzeldi. | Open Subtitles | كَانَ لطيفَ. |