| Ben öyle düşünmüyorum. Artık öyle düşünmüyorum. Çünkü işler yolunda değil. | Open Subtitles | لا أعتقد بأن ذلك أمر صائب، ليس بعد الآن، لأن الأمور ليست على ما يرام |
| Parasını ödemek için evi ikinci kez ipotek ettirmişlerdi Çünkü işler o zaman kötüydü. | Open Subtitles | أخذوا رهناً ثانٍ من البنك ليدفعوا للمدرسة لأن الأمور ساءت كثيراً |
| Çünkü işler dışarıdaki gibi harika gitmiyor. | Open Subtitles | لأن الأمور لم تكن بتلكَ الروعة بالخارج هناك. |
| Çünkü her şey çok hızlı gelişiyor Bay kendi pantolonunu kendi alan. | Open Subtitles | فقط لأن الأمور تسير بسرعة أيها الأستاذ الكبير الذي يشتري بنطاله لنفسه |
| Ona imreniyorum, bilirsin, çünkü onun için bu çok kolay olurdu. | Open Subtitles | أحسده لأن الأمور كانت ستصبح أهون لو كنت مكانه |
| Geri dönmen çok iyi oldu, Çünkü işler pek iyi gitmiyordu. | Open Subtitles | من الجيد عودتكِ لأن الأمور لم تسير على مايرام |
| Ama sen yapmadın Çünkü işler olduğu gibi gitti ve hepte öyle gidecek. | Open Subtitles | لكن لا أستطيع لأن الأمور تسير كما هو مقدر لها و هذا ما ستكون عليه الحال دائماً |
| Çünkü işler bir anda kontrolden çıktı. | Open Subtitles | لأن الأمور خرجت عن السيطرة تماماً. |
| Çünkü işler artık değişmek üzere. | Open Subtitles | لأن الأمور ستتغير |
| Çünkü işler çirkinleşecektir. | Open Subtitles | لأن الأمور تصبح أسوأ. |
| Çünkü işler daha karışık bir hale gelmek üzere. | Open Subtitles | لأن الأمور قد تصبح... معقدة |
| Ve bir taraftan da değişim konseptini düşünün zihninizin bir köşesinde, Çünkü her şey çok çabuk çevrilebilir tersine. | TED | وفكروا في فهم التحول في الجزء الخلفي من عقلكم ، لأن الأمور يمكن ان تتبدل بسرعة. |
| Sana söylemem gereken bir şey var ama endişelenmeni istemiyorum Çünkü her şey düzelecek. | Open Subtitles | لذا لدي شيء أريد أن أخبرك إياه ولا أريدك أن تقلق لأن الأمور ستكون بخير |
| Ona imreniyorum, bilirsin, çünkü onun için bu çok kolay olurdu. | Open Subtitles | أحسده لأن الأمور كانت ستصبح أهون لو كنت مكانه |