| Sabırlı olmaya çalışıyorum. Senin için çok zor olsa gerek. | Open Subtitles | أحاول أن أكون صبورة لابد أن هذا صعب جداً عليكي |
| Herkese gerçek hislerini itiraf edememek acı olsa gerek. | Open Subtitles | لابد أن هذا مؤلم ، عدم كونك قادرة على الاعتراف للجميع كيف تشعرين |
| Senin almaya gelecek beyefendi olmalı bu. | Open Subtitles | لابد أن هذا هو الرجل النبيل القادم من أجلك |
| İşin en zor kısmı bu olmalı. Evet. | Open Subtitles | لابد أن هذا الجزء هو الجزء الأصعب من عملك |
| Oradan oraya taşınmak hoş bir şey olmalı. | Open Subtitles | إذاً، أنتم تنتقلون من مكان إلى مكان لابد أن هذا جميل |
| Neyse ki asi ergen yaşlarımı görmeden önce öldü. Dedemle Stella gelmiş olmalı. | Open Subtitles | من حظه أنه توفي قبل أن أصل عمر المراهقة المتمرد لابد أن هذا جدي مع ستيلا |
| Özür dilerim, zor bir durum olmalı. Bunun nasıl bir his olduğunu anlayacak biri varsa o da benim. Kusura bakma. | Open Subtitles | آسف ، لابد أن هذا كان قاسياً ، لو أن أي أحد يعرف شعورهذا سيكون أنا ، تعازيّ |
| Genetik olsa gerek. Babanda böyle yapardı. | Open Subtitles | لابد أن هذا الأمر في جيناتك والدك يفعل نفس الشيئ |
| Oh, nankör bir çocuğun annesi olmak böyle olsa gerek. | Open Subtitles | اوه ، لابد أن هذا هو الشعور بأن أكون أما لطفل جاحد |
| - Şey yüzünden olsa gerek... - N'aber ailem? | Open Subtitles | .. ـ لابد أن هذا ـ كيف الحال، أيتها العائلة؟ |
| Koruyucu bir içgüdü olsa gerek. | Open Subtitles | لابد أن هذا نوعاً من الغرائز الوقائية |
| Bu "kazadan" önce olsa gerek. | Open Subtitles | حسناً, لابد أن هذا قبل وقوع حادثته |
| Gördüğüm en ürkütücü korkuluk olmalı bu. | Open Subtitles | لابد أن هذا هو أبشع فزّاعة رأيته في حياتي |
| Sabah düştüğünde olmuş olmalı, bu da bütün gün kanadığı anlamına gelir. | Open Subtitles | لابد أن هذا حدث عندما سقطت هذا الصباح مما يعني أنها كانت تنزف طوال اليوم |
| Gördüğüm en ürkütücü korkuluk olmalı bu. | Open Subtitles | لابد أن هذا أكبر خيال مآتة مفزع رأيته بحياتي |
| Beklediğiniz bey bu olmalı. | Open Subtitles | انظرى .. لابد أن هذا هو الرجل النبيل الذى كنتِ تتوقعين قدومه |
| İngiltere'den gelen meşhur Balraj bu olmalı. | Open Subtitles | أوه ، لابد أن هذا هو بالراج الشهير من بريطانيا |
| Bu kıtlık süresince yedikleri şey olmalı. | Open Subtitles | لابد أن هذا ما كانوا يأكلونه خلال فترة المجاعة |
| Bu öldürüldüğü gün bana göstermek istediği şey olmalı. | Open Subtitles | لابد أن هذا ما يريد أن يريني إياه في اليوم الذي قُتل فيه |
| Tamirci gelmiş olmalı.. hemen gelicem | Open Subtitles | لابد أن هذا هو الميكانيكي سأعود حالاً |
| Bu çok pahalıya gelmiş olmalı! | Open Subtitles | لابد أن هذا كلفكِ ثروة |
| Yani kötü bir durum olmalı | Open Subtitles | لابد أن هذا مؤلم أن يتم تجاهلك نعم |
| Tuhaf bir durum olmalı. | Open Subtitles | لابد أن هذا غريب |