| Çok kötü hissediyor olmalısın. Hey, çocukların bedava pornosu var. | Open Subtitles | لابد و أنك تشعر بالأسى ، الشباب عندهم دعارة مجانية |
| Sen yoktan var oldun. Bunun hakkında bir şeyler biliyor olmalısın. | Open Subtitles | أنت ظهرتَ من العدم، لابد و أنكَ تعلم شيءٌ عن هذا. |
| Yangın tabiki herşeyi imha etmedi. Kayda ait bilgi Mutlaka olmalı. | Open Subtitles | لكن مؤكد أن النيران لم تدمر كل شئ لابد و أن يوجد بعض السجلات |
| Eğer nakil tarihi bilselerdi birileri Mutlaka haber sızdırırdı. | Open Subtitles | إذا كانوا يعرفوم بجدول النقل لابد و أن شخص ما قد سرب المعلومات |
| Sen bana yılışık yılışık bir şey söyleyeceksen ölüyor olmalıyım. | Open Subtitles | لابد و أنني سأموت لانك سوف تقولين شيئا مثيرا للأحاسيس |
| Ya sen? Beni affet. Korkunç görünüyor olmalıyım, ama haftalardır düzgün bir uyku çekmedim. | Open Subtitles | سامحنى , لابد و ان شكلى كريه لكننى لم انم منذ عده اسابيع |
| Kompleks'e girmiştir adam herhalde? | Open Subtitles | لابد و أن ذلك يسبب له العُقد أليس صحيحاً ؟ |
| - Şu an göremezsin. Yanından geçmiş olmalıyız. | Open Subtitles | لا يمكنك رؤيته الأن لابد و اننا اجتزناه بمسافة |
| Onunla konuşmuş olmalısınız. Nerede olduğunu söyler misiniz lütfen? | Open Subtitles | لابد و أنكى قد تحدثتى معها هلا تخبرينى أين هى , من فضلك ؟ |
| Şimdiye kadar Dünya'nın çevresinde 20 kere tur atmış olmalısın. | Open Subtitles | لابد و أنك سافرت عبر العالم عشرين مرة حتى الآن |
| Defalarca dövüşmüş bir adamsın. Çok cesur biri olmalısın. | Open Subtitles | رجل قاتل فى معارك كثيرة لابد و أن شجاع جدا |
| Değişmek için kararlı olmalısın. | Open Subtitles | لابد و أن تتخذ القرارللتغيير هذا شىء تفعله بنفسك |
| Senin için çok önemli birisini kaybetmiş olmalısın. | Open Subtitles | لابد و أنكِ فقدتِ شخص مهم إليكِ هذا ليس من شأنك |
| Her kimse, Mutlaka hükümet adına çalışıyor olmalı çünkü bunların hepsi devlet malı. | Open Subtitles | مهما كان لابد و أنه يعمل لدى الرجل هذه الذخيرة هنا هى بكل تأكيد تخص الحكومة |
| Kardeşim, sesi çok güzeldi Mutlaka kendisi de güzeldir. | Open Subtitles | بما أن صوتها جميل.. لابد و أنها جميلة أيضاً |
| Yanlış anlamışsın Mutlaka. Yeterince hoşlanmıyorum senden Seo Yi Soo, bunları önemseyecek kadar. | Open Subtitles | لابد و أنكِ أسأتي الفهم، لكني لا أحبكِ بالقدر الكافي حتى لا أهتم بأشياء كهذه. |
| - Bayılmış olmalıyım. - Bu sıcakta çok doğal. | Open Subtitles | لابد و أنه قد أغشى على ّ هذا طبيعى فى حرارة كهذه |
| Bir yerde yanlış dönüş yapmış...olmalıyım. | Open Subtitles | أنا لابد و ان أَخذَت دور خاطئ في مكان ما. |
| Harika bir fikir bulduğumu sanmıştım ama bu posterde görmüş olmalıyım. | Open Subtitles | ظننت أنها كانت فكرة عظيمة لكن لابد و أنني رأيتها في هذه الصورة |
| Ambulans gerekmez. Arabamı arıyorum. Yandı, herhalde. | Open Subtitles | أنا لا أحتاج إلى اسعاف أنا أبحث عن سيارتى لابد و انها قد احترقت |
| herhalde aklımı kaçırdım ki buraya geri döndüm. | Open Subtitles | لابد و أنني أصبت بالجنون لأعود لهنا مرة أخري |
| Aynı biyolojik ebeveynlere sahip olmalıyız. | Open Subtitles | إذاً، لابد و أنه لدينا نفس الوالدين البيولوجين. |
| Duş ve birer içkiye hazır olmalısınız. | Open Subtitles | رجالك لابد و انهم جاهزين لاخذا حمام وشراب |