Kimbap yemeye daha sonra gideriz. | Open Subtitles | لنذهب المرة المقبلة لاكل الكيمباب |
Trastevere'e götürecem karpuz yemeye | Open Subtitles | سوف اخذك الى اجمل الحقول لاكل البطيح |
Hadi! Acele et! Dondurma yemeye götürmek istiyoruz seni. | Open Subtitles | هيا اسرعي نريد ان ناخدك لاكل الايس كريم |
Hayır, hayır, onları yememen gerekiyor. | Open Subtitles | لالا انته ليس غبى لاكل هذا |
Hayır, hayır, onları yememen gerekiyor. | Open Subtitles | لالا انته ليس غبى لاكل هذا |
Tabii, ama ben de tam birşeyler yemek için dışarı çıkıyordum. | Open Subtitles | لكني كنت في طريقي للخروج لاكل شيء هل تريدين مرافقتي ؟ |
İnekler, çim yemek için evrimleşmiştir mısır yemek için değil. | Open Subtitles | الابقار ليست مخلوقة لاكل الذرة هي مخلوقة لاكل العشب |
Şimdi, otur, boynuna peçete sar ve şu ana kadar yediğin en iyi köfteyi yemeye hazır ol. | Open Subtitles | الآن إجلسي وضعيمنديلاحولرقبتك... وتجهزي لاكل افضل كرات لحم في حياتك |
Ve tekrar et yemeye devam edeceğiz. | Open Subtitles | ويجب علينا الرجوع لاكل اللحم |
Sonra bir şeyler yemek için dışarıya çıktım ve bu arada kendimi doğru düşünmüyorum diye ikna etmeye çalıştım. | Open Subtitles | وبعدها خرجت لاكل شيء طوال ذلك كنت اقنع نفسي بان ما كنت افكر به غير حقيقي |
Bunları yemek için bahçe tırmığı lazım. | Open Subtitles | احتاج اداه تقليب الاعشاب لاكل هذا |
Aslına bakarsan, yemek yemek için elime ihtiyacım olacak. | Open Subtitles | في الحقيقة انا احتاج هذه اليد لاكل بها |