| Michael'ın beni öylece önünden ittiğine inanamıyorum. Ben de! | Open Subtitles | يا الهي , لا اصدق بأن مايكل . دفعني عن الطريق بذلك الشكل |
| Babamın bizi sevişirken gördüğüne inanamıyorum. | Open Subtitles | إنه فقط, إنني لا اصدق بأن أبي رآنا نمارس الجنس |
| Varrick'in böyle bir şey yapabileceğine ve hiçbirimizin bunu öngörememiş olmasına inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق بأن فاريك كان يسعى لفعل هذا الشيء ولم يلاحظ احد مايفعله |
| Oturup Gloria'nın birleşme zırvalıklarını dinlemek zorunda kaldığımıza inanamıyorum. | Open Subtitles | انا لا اصدق بأن عليك الجلوس والاستماع لكلوريا وثرثرتها عن برنامج التكامل |
| O piçin seni vurduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | انا لا اصدق بأن هذا اللقيط قد صوب عليك |
| Bu ayaklanmanın satışa yardımcı olduğuna inanamıyorum. Sen manyaksın. | Open Subtitles | لا اصدق بأن هذا الشغب ساعدنا أنت مجنون |
| Bu kızı birinin öldürmek isteyeceğine inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق بأن احدهم قد يود قتل هذه الفتاة |
| Ben sadece, hepsinin gittiğine inanamıyorum. | Open Subtitles | انا لا اصدق بأن جميعها أٌلقي بها |
| Bunların tekrar yaşandığına inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق بأن هذا يحدث مجدداً |
| Bu aptalın hâlâ burada olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق بأن الغبي لا زال هنا |
| Bu aptalın hâlâ burada olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق بأن الغبي لا زال هنا |
| Bunun olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق بأن هذا يحدث لنا. |
| Sonunda bunun olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | انا لا اصدق بأن هذا حصل اخيرا |
| Emily'nin seni yalnız bıraktığına inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق بأن ايميلي تركتك وحدك |
| Bunun gerçekten olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدق بأن هذا يحدث حقيقة |
| En yakın arkadaşım Boone'un öldüğüne inanamıyorum | Open Subtitles | لا اصدق بأن صديقي المفضل بون) ميت) |
| Chad'in bana bunu söylemediğine inanamıyorum. | Open Subtitles | أنا لا اصدق بأن (تشاد) لم يخبرني |