| Buraya evim diyen diğer bok parçalarından hiçbir farkın yok. | Open Subtitles | حسناً، أنت لا تختلف عن هؤلاء السفلة الذين يظنون أن هذا بيتهم |
| Beni nasıl zorladığını görüyorsun. Bizi köle haline getiren insanlardan farkın yok. | Open Subtitles | شاهدى كيف تُجبرنى إنها لا تختلف عن البشر الذين أستعبدونا |
| Kemikleri yalayıp fırlatan şu canavardan bir farkın yok. | Open Subtitles | انت لا تختلف عن ...ذلك الوحش الذي يمتص العظام التي ترمى اليه |
| Benim hastamın kullandığı bu protezden çok da farklı değil. | TED | وهي لا تختلف كثيراً عن التي ترونها لدى المرضى لدي. |
| Ve endüstri vasıtasıyla yayılmaya başlayan bu yenilik dalgası da farklı değil. | TED | والموجة الجديدة من الابتكار التي بدأت تجتاح الصناعة لا تختلف. |
| Size davadan önce, her zaman söylediğimi, söyleyeceğim çünkü bu, diğer davalardan farksız bir dava. | Open Subtitles | سأقول لكم ما أقوله دائماً قبل كلّ محاكمة لأنّ هذه المحاكمة لا تختلف عن أيّ محاكمة أخرى |
| Bu filmlerden zevk alan manyaklardan farkı yok onun da. | Open Subtitles | إنها لا تختلف عن هؤلاء المختلون الذين يظهرون في الأفلام |
| Bu gerçeği öğrenmeden önceki halinden farkın yok unutma. | Open Subtitles | أنت لا تختلف عنك قبل أن تعرف الحقيقة |
| Bizlerden hiçbir farkın yok. Bunu unutma. | Open Subtitles | أنت لا تختلف عن بقيتنا، تذكر ذلك |
| Ondan bir farkın yok veya kasabadaki herhangi birinden. | Open Subtitles | .... أنت لا تختلف عنه أو عن أيّ شخص بهذه البلدة |
| Senin de bizlerden farkın yok. | Open Subtitles | أنت لا تختلف عنا |
| Okul bahçesinde sağa sola ateş eden bir sapıktan hiçbir farkın yok. | Open Subtitles | فأنت لا تختلف عن قاتل تلامذة |
| Diğerlerinden farkın yok! | Open Subtitles | أنت لا تختلف عنهم |
| Bizden bir farkın yok. | Open Subtitles | إنك لا تختلف عنا |
| Pekala gerçekten, benim sırlarım, gizlerim sizinkilerden veya sizlerden farklı değil. | TED | لذلك حقا، وخزانة ملابسي لا تختلف عما عندكم أو عندك أو عندك |
| Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil. | TED | أيضا ، الأمر الذي قد لا تعرفه، هو أن قدرة الحاسب لهذه المهمة لا تختلف كثيرا عن قدرة الحاسب على كمبيوتر مكتبك الخاص. |
| Bakımlı bir ormandan farklı değil ve açıkçası biraz da korkutucu. | Open Subtitles | إنها لا تختلف عن غابة مهندمة و بصراحة ،مرعبة قليلاً |
| Bu insanların yasaları bizimkinden farklı değil. | Open Subtitles | قوانين هؤلاء القوم بهذا الخصوص لا تختلف عنا |
| ...bizimkilerden çok farklı değil, ama bazıları çok aşırı diyebilirim. | Open Subtitles | أفكارٌ لا تختلف معنا فقط، بل تتطرف عنا أيضًا |
| Bir davanın diğerlerinden farksız olduğunu söylemedin. | Open Subtitles | لم تخبرينا أبداً أنّ المحاكمة لا تختلف عن أيّ محاكمة أخرى |
| İstediklerinin, benim anneannemin istediğinden bir farkı yok. Bakın, iki nesil önce İsveç'te de -- | TED | وامنيتهم تلك لا تختلف عن امنية جدتي انظروا .. منذوا جيلين في السويد .. |