"لا تريدي" - Traduction Arabe en Turc

    • istemezsin
        
    • istemiyorsun
        
    • istemediğine
        
    • İstemiyor musun
        
    İlk seferinde gerçekten ihtiyacı olan birisi üzerinde yapmak istemezsin. Open Subtitles لا تريدي لمرّتكِ الأولى أن تكون على شخصٍ يحتاجها فعلاً
    - Hayatının geri kalanını hapiste çürüyerek geçirmek istemezsin. - Mantıklı olun ve çenenizi kapalı tutun. Open Subtitles لا تريدي أن تتعفني في السجن بقية حياتك كوني عاقلة.وإبقي ساكنه
    Söylediğin gibi, lavuklara aşık olan tiplerden olmak istemiyorsun. Evet. Open Subtitles كما قلتِ، لا تريدي أن تكوني الفتاه التي تُعجب بالحمقى.
    Ama aynı olacak ve bana yine inanmayacaksın çünkü inanmak istemiyorsun. Open Subtitles لكنها ستبقى نفس القصة وأنت ما زلت لا تصدقيني لأنك لا تريدي ذلك
    - Eve bırakmamı istemediğine emin misin? Open Subtitles ولكن متأكدة انك لا تريدي أن اقوم بتوصيلك؟
    Midilli istemediğine emin misin? Open Subtitles هل أنت متأكدة من أ،ك لا تريدي حصان للعب عليه؟
    O zaman artık bir öncü olmak istemiyor musun? Open Subtitles أفهم من هذا أنكِ لا تريدي أن تصبحي مبشرة بعد اليوم ؟
    Ama bunları bilmek istemezsin elbette. Open Subtitles كان هناك سوراً لكنك لا تريدي أن تسمعي كل هذا
    Demek istediğim, onun yanlış bir fikre kapılmasını istemezsin, değil mi? Open Subtitles أعني، لا تريدي إعطائه الفكرة الخاطئة، أليس كذلك؟
    Evet, ama bunu yapmak istemezsin, çünkü o sizden biri, unuttun mu? Open Subtitles نعم, ولكنك لا تريدي فعل ذلك لانه واحد مثلك, تذكري؟
    Ponpon kızlar huzur bozucu gruplardır. Aralarına girmek istemezsin. Open Subtitles المشجعات مجموعة هادمة جداً ، انتِ لا تريدي الإختلاط بهذه المجموعة
    Arka tarafta bir çift cıvata keskisi bulunduruyoruz. İnan bana ne için kullandığımızı bilmek istemezsin. Open Subtitles نبقي زوج من قاطع المزلاج في الخلف ثقي بي لا تريدي معرفة لم نحتاجهم
    Joel Stephens'i öldüren kişi olmak istemezsin. Yarış iki gün sonra, millet. Bu süreyi iyi değerlendirmeliyiz. Open Subtitles لا تريدي الناس ان تذكرك بمن قتل جويل ستيفنس اليس كذلكظ السبق خلال يومين ياساده يجب ان نبقي ذلك في الحسبان
    Bak, nedenini biliyorsun. Bana inanmak istemiyorsun. Open Subtitles أنظري ، تعرفين لماذا لا تريدي أن تصدقيني
    Tabii ki istemiyorsun. Open Subtitles بالطبع أنت لا تريدي أن تكوني ملة جمال ناتشفيل
    Başka birinin yaralanmasını istemiyorsun, değil mi? Open Subtitles أنتِ لا تريدي أن يتأذّى أي أحد آخر, أليس كذلك؟
    Bir daha öyle bir acıya sebep olmak istemem. - Tabii ki istemiyorsun. Open Subtitles أنا لن أريد أن أتسبب بمثل هذا النوع من الألم بالطبع لا تريدي أن تفعلي
    Bu yüzden mi steroidleri almak istemiyorsun? Open Subtitles هل هذا السبب في انك لا تريدي ان تاخذي المنشطات؟
    Oğlunla biraz vakit geçirmek istemediğine emin misin? Open Subtitles أأنتِ متأكدة بإنك لا تريدي أن تقضي بعض الوقت مع ابنك؟
    Seni sevdiğimi söyledim ve sense buna karşılık düşen bir uçakta ölmek istemediğine dair hiç de şaşırtıcı olmayan bir bilgiyi paylaştın. Open Subtitles قلت لك اني احبك والشئ الوحيد الذي حصلته لردك لم يكن بمفاجئة انه انك لا تريدي الموت في تحطم طائرة
    Birşey istemediğine emin misin? Open Subtitles هل أنتي متأدكدة أنك لا تريدي شيئاً؟
    Gerçekten parti yapmak istemiyor musun? Open Subtitles أنت حقاً لا تريدي الأحتفال؟ حسناً مالذي ألمح لك بذلك؟

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus