| Aslında hiç hak etmiyorsun. - Aman, anne, lütfen. | Open Subtitles | يجب علي ألا أعطيك إياها فأنت لا تستحقها بالله عليك يا أمي, أرجوك |
| Katharine Hepburn'ü hak etmiyorsun. | Open Subtitles | أنت لا تستحقها أودرى هيبورن أيضا جيده جداُ |
| Hak etmediğin bir bonus. Hiçbir yere gitmeyi hak etmedim. | Open Subtitles | . والتي لا تستحقها . أنا لا أستحق أن أذهب إلى أي مكان |
| Hak etmediğin bir mutluluğun peşindesin. | Open Subtitles | أنت تطارد نهاية سعيدة أنت لا تستحقها |
| Onu gerçekten hak etmiyordun Tony. | Open Subtitles | أنت لا تستحقها فعلاً يا (توني). |
| Ve sen kesinlikle ona layık değilsin. | Open Subtitles | وأنت لا تستحقها |
| - Açıkçası, bence onu hak etmiyorsun. - Evet, yani... | Open Subtitles | ـ أنت لا تستحقها بصراحة ... ـ أجل ، حسناً |
| Ama onu hak etmiyorsun, seni orospu çocuğu. | Open Subtitles | أجل لكنك لا تستحقها أيها الوغــــد |
| - Onu hak etmiyorsun. - Sen ediyorsun yani. | Open Subtitles | إنك لا تستحقها أنت من يستحقها إذاً؟ |
| Annen iyi bir kadın. Onu hak etmiyorsun. | Open Subtitles | أمك امرأة جيدة، أنت لا تستحقها |
| - Onu gerçekten hak etmiyorsun. | Open Subtitles | . انت حقاً لا تستحقها |
| Sen onu hak etmiyorsun. | Open Subtitles | , أنت لا تستحقها |
| Hak etmediğin bir hediye verildi sana. | Open Subtitles | لقد منحت نعمة لا تستحقها |
| Bu makamı teşhir ettin... ve üniversitemiz bu skandalı hiç hak etmiyor. | Open Subtitles | لقد قمت بتعريض مكتب القبول... والجامعة بأكملها إلى فضيحة لا تستحقها |
| Onu hak etmiyordun Ash. | Open Subtitles | أنت لا تستحقها يا (آش) |
| Sen layık değilsin! | Open Subtitles | أنت لا تستحقها! |
| Ona layık değilsin! | Open Subtitles | أنت لا تستحقها |