| Sakın ne işler peşinde olduğunuzdan haberim olmuyor sanmayın. | Open Subtitles | لكن لا تعتقدوا بأني لا أعرف كل ماتفعلونه |
| Tapınaklara gidip ibadet ederek kurtulacağınızı sanmayın, Tanrının istediği, kurban değildir! | Open Subtitles | لا تعتقدوا ان شعارئكم وذهابكم للمعبد سوف ينقذكم |
| Bu arada, geriye çekilip hiçbir şey yapmadan işlerin kendi kendine düzene gireceğini sanmayın. | Open Subtitles | خلال ذلك، لا تعتقدوا أنكم ستبقون متوارين في خلفية الأحداث منتظرين تحسن الأمور من تلقاء نفسها. |
| Ama bu defteri ciddiye almadığımı sanmayın. | Open Subtitles | ولكن لا تعتقدوا أننى لن أخذ أمر هذا الكتاب بجدية. |
| Yapmam sanmayın.Yarın işe bununla gideceğim. | Open Subtitles | لا تعتقدوا أنني لن أفعلها سأرتدي هذه أثناء الذهاب إلى العمل |
| Ve sakın oturdum diye bir daha ayağa kalkmayacağımı sanmayın! | Open Subtitles | وإذا جلست لا تعتقدوا أنني سأكون قادراً على الوقوف مرة أخرى |
| Burada kızlarla ne yaptığınızı bilmediğimi sanmayın. | Open Subtitles | لا تعتقدوا أني لا أعرف ماذا تفعلون هنا مع أولئك الفتيات |
| Ama kolay olduğunu sanmayın. | Open Subtitles | ولكن لا تعتقدوا بأنّ الأمر كان سهلاً |
| İsa, Tanrımız der ki, size barışı getireceğimi sanmayın, barışı değil ama kılıcı getirdim. | Open Subtitles | سيدنا المسيح, قال لا تعتقدوا أنى جئت لجلب السلام" "أنا لم آجىء لجلب السلام ولكن سيف |
| Öyle sessiz sedasız gittiğimi sanmayın. | Open Subtitles | لكن لا تعتقدوا انى سوف اغدر بهدوء |
| Gentry'nin bizi kasabadan kovduğunu sanmayın. | Open Subtitles | لا تعتقدوا بأنّ (جينتري) هو سبب خروجنا من المدينة.. |
| Güvende olmayacağınızı sanmayın. | Open Subtitles | لا تعتقدوا بأنها ستكون آمنة |
| Bunu oyun sanmayın! | Open Subtitles | لا تعتقدوا أن هذه لعبة! |