| Sadece lütfen o son adamı öldürme. Tamam mı, lütfen. | Open Subtitles | فقط أرجوك لا تقتل ذلك الرجل الأخير حسناً ، أرجوك |
| Ama sakın masum insanları öldürme. | Open Subtitles | لكن لا تقتل الناس الأبرياء الموجودون في الجوار. |
| Kuşu Öldürmeyeceksin, dikkat et, yakalayacaksın ve canlı olarak geri getireceksin. | Open Subtitles | لا تقتل الطائر ، فقط قم بإصطياده و عد به حيا أيضا |
| Seni buna bulaştıran ben değilim. Elçiye zeval olmaz. | Open Subtitles | أنظر لست أنا الشخص الذي أدخلك في تلك المشكلة لا تقتل المرسال |
| Simit insan öldürmez. Bu patlamaya hazır klasik bir anevrizma. | Open Subtitles | الكعكة لا تقتل الناس هذا تمدد وعائي على وشك الانفجار |
| Yerine gelecek kişiyi kontrol edemeyeceksen Liman Şefi'ni öldürmezsin. | Open Subtitles | انت لا تقتل مدير الميناء الا اذا كنت قد امنت البديل |
| Zorunda kalmadıkça hiçkimseyi öldürme. Burada anlaşma yapmak için bulunuyoruz. | Open Subtitles | لا تقتل أى شخص إذا كنت غير مضطر لذلك, نحن هنا لعمل اتفاق |
| Zorunda olmadıkça kimseyi öldürme. | Open Subtitles | لا تقتل أي شخص الا عندما تكون مضطرا لذلك. |
| Hey, insanları öldürme, hapse gönderilme Noel törenini, her yıl evinde geçir. | Open Subtitles | مهلاً ، لا تقتل الناس ولا تتسبب بإرسالك إلى السجن وتمتّع بمسابقة عيد الميلاد في منزلكَ كلّ عام |
| İlk kural: sana borcu olan insanları öldürme. | Open Subtitles | القاعدة الأولى، أن لا تقتل الذين يدينون لكَ بالمال |
| Bu İncil'de de yazıyor. Mısır'dan Çıkış, 20:13 "Öldürmeyeceksin." | Open Subtitles | الأمر مذكور في الكتاب سر الخروج 20-13 , "لا تقتل"ً |
| Sana Öldürmeyeceksin gibi saçmalıkları anlatıyorlar. | Open Subtitles | سيقولون لك لا تقتل و ما إلى ذلك |
| Sana Öldürmeyeceksin gibi saçmalıkları anlatıyorlar. | Open Subtitles | سيقولون لك لا تقتل و ما إلى ذلك |
| Jeff, elçiye zeval olmaz, ama banyo lavabonda dört tane yengeç var. | Open Subtitles | (لا تقتل الرسول يا (جيف و لكن هناك أربعة سرطانات في حمامك |
| Latince "Elçiye zeval olmaz." | Open Subtitles | - إنها لاتينية. "لا تقتل الرسول". |
| Elçiye zeval olmaz, dostum. | Open Subtitles | انت , لا تقتل المرسال يا رجل |
| Okudum. Hava balonları bir insanı öldürmez. | Open Subtitles | لقد قرأتها أنها مجرد فقاعات الهواء لا تقتل بالضرورة أحد |
| Demek istediğim gammazlamazsın ve polis öldürmezsin. | Open Subtitles | أنا أقول فحسب---أنت لا تشي أنت لا تقتل شرطياً. |
| Evet, bugün fazla insan öldürmemeye çalış. | Open Subtitles | نعم صحيح, حاول ان لا تقتل كثيرا من الناس اليوم |
| Birine hem sırrını söyleyip, sonra da bu sırrı saklamak için o kişiyi öldüremezsin. | Open Subtitles | أنت لا تقتل لحماية سرٍ أخبرته لشخصٍ مُؤخراً. |
| Size borcunu ödeyebilecek birini öldürmezsiniz. Adam gerçekte Ritz'de kalıyordu. | Open Subtitles | فأنتَ لا تقتل شخصاً يمكنه تسديد المال لك أعني، لقد عاش الرجل غالباً بفندق "ريتز" الباهظ |
| Kendi kanını taşıyan bir çocuğu öldürmemelisin. | Open Subtitles | كلا يجب أن لا تقتل أبنك الذى من لحمك ودمك |