"لا تنتظر" - Traduction Arabe en Turc

    • bekleme
        
    • beklemeyin
        
    • Beklemek yok
        
    • beklemezsin
        
    • beklemiyorsun
        
    • daha beklemedin
        
    • fazla beklemeyelim
        
    Olmasını bekleme. Hatta olmasını dahi ümit etme. Open Subtitles لا تنتظر حصول الأحداث و لا حتى تعجل بحصولها
    Yalnız çok fazla bekleme çünkü Cuma'dan önce buradan gideceğim. Open Subtitles لكن لا تنتظر لفترة طويلة لأنني سأرحل في وقت ما قبل الجمعة
    10 dakika sonra buraya dönsen iyi edersin Tamam, bekleme Open Subtitles . من الافضل أن تعود الى هنا بعد 10 دقائق . حسناً , لا تنتظر
    Aday sizseniz işverenin istemesini beklemeyin. TED وإذا كنت مرشحا، لا تنتظر من صاحب العمل أن يطلب.
    Disneyland, tüm oyuncaklarda, Beklemek yok. Open Subtitles ديزني لاند، جميع ركوب الخيل، لا تنتظر.
    Hey, Quagmire, kıza bakmak için önünden geçip gitmesini beklemezsin. Open Subtitles -لكَ ذلك . أيّها المُتوحّل، لا تنتظر حتى تمرّ فتاه بجانبكَ وتسترق النظر إلى ظهرها.
    Rol yapma, Kimseyi beklemiyorsun orda Bütün gün beni takip ediyorsun. Open Subtitles توقّف عن التصرّف بضحك، فأنت لا تنتظر أحـد، أنت تتبعـنـي دائماً
    Her şey yoluna giriyordu. Neden biraz daha beklemedin? Open Subtitles لقد بدأنا سوياً لماذا لا تنتظر لفترة ؟
    Yani senin kokan ayaklarının özel bir ilgi görmesini bekleme. Open Subtitles إذن لا تنتظر أن قدميك الكريهتين ستُعفيان
    ## Daha hızlı, ileri, sakın bekleme. ## ## Maviliklere doğru ya da tembelleş. ## Open Subtitles أسرع، أسرع تقدم إلى الأمام، لا تنتظر ففيّ البرية هنالك الأزرق الرائع أو المهزوم.
    Sakın keşfedilmeyi bekleme. Eğer şarkı söylemek sevdiğin işte başarılı olucaksın demektir. Open Subtitles حسن, لا تنتظر حتى يتمّ إكتشافك إذا ماكان الغناء هو الشيء المحبّب لديك, فأجعله يتحقّق.
    Evet, biz de katil konusunda endişelenmeye başlayabiliriz. bekleme! Open Subtitles نعم, ونبداً بالقلق عن من هو القاتل. لا تنتظر.
    Eğer sana sarılırsa, kafasına indir. bekleme. Open Subtitles انظر, ان حاول مسك ذراعك, اضرب رأسه بعنف,لا تنتظر.
    Benim yaşıma gelinceye kadar bekleme. Open Subtitles لا تنتظر حتى تصل إلى عمري فسيكون الأوان قد فات
    Annem her zaman "Teşekkür etmek için ayrılma zamanını bekleme" der. Open Subtitles تقول أمي دائماً لا تنتظر حتى تغادر كي تشكر
    Bunu gerçekleştirmek için eğitim almayı beklemeyin. TED ويجب أن لا تنتظر للحصول على التدريب الذي تحتاجه لتحقيق ذلك.
    beklemeyin dışarıda, oyun harika! Open Subtitles . . لا تنتظر في الخارج إن المسرحية عظيمة
    Beni beklemeyin, başlayın. Open Subtitles و استطاعت أن أُسدد لجيراني مثل رجل متحضر. تفضل, لا تنتظر لِأجلي.
    Çok uzun Beklemek yok. Open Subtitles لا تنتظر طويلا.
    [Kılıç sesi] Ha! Beklemek yok. Open Subtitles ‫لا تنتظر‬
    - ...karma dövüş sanatlarında rakibin yere düştüğünde beklemezsin. Open Subtitles -في الفنون القتالية المختلطة ، -قتال ! لا تنتظر عندما خصمك يسقط.
    - Tabii. Ben limonata doldururken neden oturma odasında beklemiyorsun? Open Subtitles لما لا تنتظر فى غرفة المعيشة، وسأصب لنا عصير الليمون؟
    Neden biraz daha beklemedin ki? Zaten yakında nalları diker. Open Subtitles لما لا تنتظر قليلاً, وسترحل للأبد
    Daha fazla beklemeyelim derim. Gelmeyecek herhalde. Open Subtitles أنا أقول لك لا تنتظر لأجلها, فهي على الأرجح لن تأتي

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus