| Böceklerin vücudu neredeyse sonsuz sayıda şekle girebilme kapasitesine sahiptir. | Open Subtitles | لدى أجساد الحشرات القدرة على اتّخاذ أشكال متنوعة لا نهائية. |
| Bir de otomatik oynatma var, bu videoları bir döngü içinde sonsuz bir şekilde saatlerce tekrar tekrar oynatan. | TED | وهناك تشغيل تلقائي، حيث تستمر في عرض هذه الفيديوهات مرارًا وتكرارًا في حلقة لا نهائية لمدة ساعات طويلة في كل مرة. |
| Onlarla oynarsın, bir şeyler inşa edersin ve onlarla sonsuz ihtimalleri hayal edersin. | TED | فأنت تلعب بها وتبني بها، ويمكنك أيضًا تخيل إمكانيات لا نهائية بفضلها. |
| Spider, kâhin ve büyücü, meraklı ve sonsuz güçlere sahip. | Open Subtitles | إن العنكبوت و العراف و الساحر لديهم سلطات لا نهائية و غريبة جداً |
| Artık hayatı... avukatlara ve tefecilere yazılan mektup müsvetteleri... dekoratörler ve aşçılarla... Bitmek bilmeyen mektuplaşmalar olmuştu. | Open Subtitles | وحياتة الآن والتي بدت تتكون من مسودات الرسائل إلى المحامون وسماسرة المال ومراسلات لا نهائية |
| Ama sınırsız erişim imkanı, çok sayıda kötüye kullanma olanağına yol açmış olacak. | Open Subtitles | لكن النـفاذ المـطلق لمصـادر مراقبة الحكومـة سيجعل هناك فرصا لا نهائية لسوء الاستخدام |
| Sayı çizgisine baktığında, sonsuz sayıda sonsuz sayılara ve kesirlere bölündüğünü zaten biliyordu. | Open Subtitles | لقد عرف سلفاً أنه عندما تنظر لخط الأعداد، فهو يتجزأ إلى أعداد لا نهائية الصحيحة منها والكسرية. |
| Aslinda Mark, Einstein'in gercekte soyledigi hicbirseyin isik hizina ulasana kadar hizlanamayacagi idi cunku kutlesi sonsuz olmasi gerekir. | Open Subtitles | ما قاله آينشتين حقيقة أنه لا شيء يمكنه الوصول إلى سرعة الضوء لأن كتلته قد تصبح لا نهائية |
| - Hepsi bunu yapar. - sonsuz heyetler halinde. | Open Subtitles | ــ هم سيفعلون ذلك ــ شكلوا لجان لا نهائية |
| İşe bütün kesirleri sonsuz bir sistemde toplayarak başladı. | Open Subtitles | وإليكم كيف فعلها. بدأ بترتيب جميع الكسور في مصفوفة لا نهائية. |
| Her yönde sonsuz ihtimal var. | Open Subtitles | فهناك إحتمالات لا نهائية تنتظرنا في كل إتجاه |
| Bizim hayatlarımızın gerisinde uzanan bedenlerinden ayrılmış ruhlarının, sonsuz bir trafikle gidip geldikleri yollardır bunlar. | Open Subtitles | راكضاً في الأراضي القاحلة خلف أرواحنا مأهول بأعداد لا نهائية من الأرواح |
| Doğru ama bunun ötesinde sonsuz bir şey... | Open Subtitles | صحيح. إلى جانب ذلك، فهي مقالات لا نهائية. |
| sonsuz çeşitlilikte ağaçlar olur. | Open Subtitles | والنتيجة طائفة لا نهائية من شجرة تشبه الأشجار |
| Bu durum bana, sınırsız ve sonsuz bir bütünün parçası olduğumu hatırlatıyor. | Open Subtitles | وهذا يذكرني بأني عموم من وحدة متكاملة لا نهائية و أبدية |
| Pi sayısı sonsuz olduğuna göre eğer rastgele on haneli bir kısmını alırsan yine rastgele gözükür. | Open Subtitles | النسبة لا نهائية اذن ان اخذت عينة من عشرة ارقام ستبقى الارقام تظهر بعشوائية |
| sonsuz çoklu evreni öğrenmek sonsuz tehlikeleri de öğrenmek demektir ayrıca. | Open Subtitles | العلم بكون لا متناهي التعدد يتضمن العلم بمخاطر لا نهائية. |
| Şayet gerçekleri teker teker ele alacak olursak ve birbirleriyle bağlantı kurmazsak, herhangi bir eylemin sonsuz sayıda başka eylemi tetikliyeceğini ... | Open Subtitles | إذا شخص يحمل حقائق معزولة ، لا رابط بينها يمكن أن يستنتج أحداث قد تسبب عواقب لا نهائية |
| sonsuz imkanlarla dünyaya geliyoruz ancak birer birer vazgeçiyoruz. | Open Subtitles | نولد مع إحتمالات لا نهائية لنتخلى عن احتمال بعد آخر |
| Tabii sıfırla iki arasında daha çok sonsuz sayı vardır veya sıfırla bir milyon arasında. | Open Subtitles | بالتأكيد هناك مجموعة أعداد لا نهائية أكبر بين الصفر والـ2 أو بين الصفر والمليون |
| Bitmek bilmeyen baskın listeleri ama tek bir isim dahi yok. | Open Subtitles | قائمة لا نهائية من الغارات، لكن دون أي أسماء. |
| Bu çelloyla sınırsız olanaklar yaratmak istiyorum. | TED | اريد خلق امكانيات لا نهائية بهذا التشيللو |