- Bu yüzden bu durum beni hiç rahatsız etmiyor. | Open Subtitles | لذا أعتقد بأن هذا لا يزعجني على كل حال لا |
Tehlike beni rahatsız etmiyor. | Open Subtitles | طريق الأذى لا يزعجني في الحقيقة ، لا ، لكن |
Tatlım, yalnız yatmak istiyorsan benim için sorun değil. | Open Subtitles | مهلا ، العسل ، فإنه لا يزعجني إذا كنت ترغب في النوم وحده. |
Uzun bir yürüyüş olacak, ...ama sen istiyorsan benim için sorun değil. | Open Subtitles | حسنا، إنها فترة طويلة لم أمارس المشي، ولكن لا يزعجني اذا كان هذا ما تريده حقا. |
Beş kızım vardı. beni rahatsız etmez. | Open Subtitles | لدي خمس بنات، ولهذا لا يزعجني الأمر |
Bildiğin üzere tanıdığım birisi olmadığı sürece ölüm beni rahatsız etmez. | Open Subtitles | الموت لا يزعجني مالم يكن شخصاً أعرفه |
- Evet, bu tarz şeyleri hep duyuyorum ve zerre kadar canımı sıkmıyor. | Open Subtitles | نعم, لقد أخذت كل الأسماء و هذا لا يزعجني البتة |
Tek yapmam gereken onu arayıp, onunla oturup beni rahatsız etmediğini göstermek. | Open Subtitles | ما عليّ سوى الاتصال به واللقاء به لأثبت له بأن الأمر لا يزعجني. |
Normal bir erkeği utandırdın aferin ama tek farkla bu beni artık rahatsız etmiyor. | Open Subtitles | باستثناء شيء واحد إنه لا يزعجني بعد الان |
Bu beni rahatsız etmiyor. Böyleyim gayet rahatım. | Open Subtitles | هذا لا يزعجني , أنا مرتاح بالطريقة التي أنا فيها. |
Böylelikle kimse rahatsız etmiyor. Nefes alıyorsun. | Open Subtitles | لا يزعجني أحد، يمكنني أن أتنفس. |
Pek değil,ama bu beni rahatsız etmiyor. | Open Subtitles | لا يبدو، لكن هذا لا يزعجني كثيراً |
Beni rahatsız etmiyor. Pelerinli inekler. - Ondan daha fazlası. | Open Subtitles | -هذا لا يزعجني , فهم مجرّد حمقى يرتدون عباءة |
sorun değil zira çamurda bulduğum elması parlatmayı hep sevmişimdir. | Open Subtitles | هذا لا يزعجني كالعاده اجد الماظ في الاشياء القديمه |
Ya, sorun değil, çocuklar beni sıkmaz. | Open Subtitles | لا بأس ، الفتى لا يزعجني على الإطلاق |
Beni rahatsız etmeyecek ne olursa olsun sorun değil, önemsemem. | Open Subtitles | أي شيء لا يزعجني جيد ، أنا لا اهتم |
Hayır, benim için sorun değil. Kullanabilirsin. | Open Subtitles | لا, هذا لا يزعجني, على الإطلاق |
beni rahatsız etmez. Koşmayı sen seviyorsun. | Open Subtitles | لا يزعجني الأمر كونك تحب الركض |
Sonuç olarak, hayır, beni rahatsız etmez. | Open Subtitles | في الختام, إن ذلك لا يزعجني |
Kişisel olarak, beni rahatsız etmez. | Open Subtitles | شخصياً, الأمر لا يزعجني. |
- Evet, bu tarz şeyleri hep duyuyorum ve zerre kadar canımı sıkmıyor. | Open Subtitles | نعم, لقد أخذت كل الأسماء و هذا لا يزعجني البتة |
- Bunlar hiç canımı sıkmıyor. - Harry, kafana takma. | Open Subtitles | هذا لا يزعجني على الاطلاق- هيا هاري,هون عليك- |
Arkadaş kalmamız gerektiğini ve seni başka kadınlarla düşünmenin beni rahatsız etmediğini söylediğimi biliyorum ama ediyor. | Open Subtitles | اسمع اعلم اني قلت لنبقا اصدقاء و ان لا يزعجني ان اراك مع فتاة اخرى لكن انه يزعجني |
beni rahatsız etmediğini bilmeni istiyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أريدك أن تعلمي أن الأمر لا يزعجني |