| Bize kendin hakkında kimsenin bilmediği bir şey söyler misin? | Open Subtitles | اذا هل يمكنك ان تخبرنا بشيء عنك لا يعلمه احد؟ |
| İnsanların Şeytan hakkında bilmediği şey, yarışmaya dayanamamasıdır. | Open Subtitles | حسناً, ما لا يعلمه أغلب الناس عن الشيطان أنه لا يستطيع أن يقاوم المنافسة |
| Bu sabah masada karşılıklı oturduğumuzda, kimsenin bilmediği şeyi sadece ikimiz biliyorduk. | Open Subtitles | إذاً,هذا الصباح نجلس عبر طاولة عن بعضنا البعض كلانا نعلم ما لا يعلمه الآخرون |
| Bütün etkinlik boyunca kankasıyla telsizden kim bilir neler konuşan dedektif söylüyor bunu. | Open Subtitles | التي قضت الحدث بكامله تتحدث مع رئيسها؟ عن ما لا يعلمه إلا الله |
| Buna karşı kendini kendini eve kapattı ve bütün gün boyunca kimsenin bilmediği biriyle konuşmaya başladı. | Open Subtitles | وعندما تصرخ قليلاً تنزوي في المنزل وتلزم التحدث بالهاتف طوال اليوم إلى شخص لا يعلمه إلا الرب |
| 13 Haziran hakkında başka kimsenin bilmediği bir şey biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعلم شيء بشأن حادث الثالث عشر من يونيو لا يعلمه غيرك |
| Hayır. Ciddi bir şey. Kimsenin bilmediği bir şey. | Open Subtitles | لا شىء شديد السرية شىء لا يعلمه احد |
| Ama çoğu insanın bilmediği şey evinizde biri öldüğünde ortalığı temizleme işinin size kalmış olduğudur. | Open Subtitles | ...لكن ما لا يعلمه أغلب الناس .... أنه عندما يموت أحدهم في منزلك... |
| Biri yanlış yönlendirilmiş, bilmediği bir şeylere karıştırılmış. | Open Subtitles | شخص ضل سواء السبيل و تورط فيما لا يعلمه |
| Ona kimsenin bilmediği bir şeyi söyleyebilirsin. | Open Subtitles | ربما يجب ان تخبرها شيء لا يعلمه احد اخر |
| Girssom'un ya da John Glenn'in uçuşları hakkında kimsenin bilmediği bir şeylerle mesela. | Open Subtitles | شيء لا يعلمه أحد برحلة "غريسوم" أو رحلة "جون غلين" |
| Bana kendin hakkında kimsenin bilmediği bir şey söyle. | Open Subtitles | أخبريني شيئاً عن نفسك.. لا يعلمه غيرك. |
| Avrupa'da bir söz vardır. Gibbs'in bilmediği şeyin... | Open Subtitles | لدينا مقولة في "أوروبا" ما لا يعلمه (غيبس) |
| Ama çoğu insanın bilmediği şey evinizde biri öldüğünde ortalığı temizleme işinin size kalmış olduğudur. | Open Subtitles | لكن ما لا يعلمه أغلب الناس... . ـ |
| Büyükbabamın bilmediği oğlu İtalya'da 442. birlikle beraber savaşırken komşularının mülkü üzerlerine geçirip sahiplenecekleriydi. | Open Subtitles | الذي كان لا يعلمه جدّي أنه بينما كان يشقّ ابنه طريقه عبر "إيطاليا" مع الكتيبة 44 الثانية، كان الجيران يستولون على الملكيّة |
| Fakat fark etmez çünkü Norman'ın bilmediği bir şey daha var. | Open Subtitles | حسناً ، هذا لا يُهم لأن هناك شيئاً آخر لا يعلمه (نورمان) |
| Ya tüm gün dışarıda oluyor kim bilir nerede, ya da hep uyuyor. | Open Subtitles | إما أن يخرج طوال اليوم إلى مكان لا يعلمه أحد أو ينام فحسب |
| - Beni iyi duydu. Çoktan Pegasus'tadırlar kim bilir neler yapıyorlardır. | Open Subtitles | لقد إستمع إلى بالفعل ،إنهم بالفعل في بيجاسوس يفعلون ما لا يعلمه إلا الله |
| Her neyse, şimdi Marlane ve Frank bir yerde kim bilir neler yapıyorlar. | Open Subtitles | على ايه حال , هو ومارلين في مكان ما يفعلون شيئا لا يعلمه الا الله |