| O zaman uçağa binmem önemli değil. - Yani bana ihtiyacın yok. | Open Subtitles | إذاً لا يهمّ إن صعدتُ على متن تلك الطائرة، فأنت لا تحتاجني |
| Bize inanıp inanmaman önemli değil. | Open Subtitles | لا يهمّ إن كنت تصدقنا أم لا. كلّما قل ما تعرفه، كلّ ما كان أفضل. |
| Benim aldattığını düşünmem önemli değil. Garanti veriyorum, adam kıskanıyor. | Open Subtitles | لا يهمّ إن كنتُ أظنّ هناك أهداف أضمن لكم أنّه يفعل |
| Ne yapıp ne yapmadığım hakkında ne düşündükleri önemli değil artık. | Open Subtitles | لا يهمّ إن ظنّني أحدٌ فعلتُ شيئاً أو لم أفعله. |
| Yani bu kızın senle konuşması bakması ya da babana saygısız davranması falan önemli değil. | Open Subtitles | لذا لا يهمّ إن كانت تتحدث إليك أو تنظر لك، أو قليلة الاحترام مع والدك |
| Yakalayıp yakalamamaları hiç önemli değil. | Open Subtitles | لا يهمّ إن فعلوا ذلك أم لا الربّ يقودني |
| Sağlıklı olman önemli değil. | Open Subtitles | لا يهمّ إن كنت بصحّة جيّدة |