| Bir süreliğine, Theo ve Isabelle arasında ateşkes sağlandı. | Open Subtitles | لبرهة من الوقت كان هناك . هدنة بين ثيو وإيزابيل |
| Bir süreliğine, Theo ve Isabelle arasında ateşkes sağlandı. | Open Subtitles | لبرهة من الوقت كان هناك . هدنة بين ثيو وإيزابيل |
| Bir süreliğine budamayı bırakalım. | Open Subtitles | دعنا نتوقف عن التزيين لبرهة من الضرورى أن أفعل شيئا ً |
| - Bunu yapmaya Bir süre ara vermeliyiz. - Neyi yapmaya? | Open Subtitles | ـ يجب علينا التوقف عما نفعل لبرهة من الوقت ـ وما الذى نفعله؟ |
| Eve gidip Bir süre dinlenmesini tavsiye ediyorum. | Open Subtitles | أقترح أن يذهب للبيت ويرتاح لبرهة من الزمن |
| Birisi, bir süreliğine onu şehir dışına çıkarmalı. | Open Subtitles | لابد لاحدهم أن يخرجها من المدينة لبرهة من الوقت |
| Niye bir süreliğine yukarı gelmiyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تصعد الى فوق لبرهة من الزمن؟ |
| Kısa bir süreliğine odama gidiyoruz sadece. | Open Subtitles | سنذهب فقط لغرفتي لبرهة من الوقت |
| Evet.Dinle, bir süreliğine Los Angeles' dayım. | Open Subtitles | أجل، إسمعي أنا في "لوس أنجلوس" لبرهة من الزمن |
| Hayır ama bir süreliğine Bill'den başka şeyleri düşünmeye ihtiyacım var. | Open Subtitles | كلاّ، لكنّي بحاجة للتفكير بخصوص أمر غير (بيل) لبرهة من الزمن |
| Bir süreliğine bir yere gitti. | Open Subtitles | لقد ذهبت لمكان ما لبرهة من الزمن |
| Bir süreliğine kasabayı terk etmek zorundayım. | Open Subtitles | عليّ مغادرة المدينة لبرهة من الوقت |
| Biliyorum, bir süreliğine eğlenceliydi de. | Open Subtitles | أعرف وكانت للمرح لبرهة من الوقت |
| Onları iyi ve korkmuş durumdayken, bir süreliğine yalnız bırakırdı... bilirsin, korkularını arttırmak için. | Open Subtitles | فحينما يخاف الناس، كانت لتتركهم بمفردهم لبرهة من الوقت... لكي تأجج الخوف بالفعل |
| Bir süreliğine gözlerimi kapatacağım. | Open Subtitles | سأغلق عيناي لبرهة من الوقت |
| Bir süreliğine Geoff'i Bill'in öldürdüğünü düşündük. | Open Subtitles | أنّنا اعتقدنا أنّ (بيل) قتل (جيف) لبرهة من الزمن |
| Bunu Bir süre yapıyoruz ve sonra dinleyen kişi duyduklarını özetliyor. | Open Subtitles | سنقوم بهذا لبرهة من ثم الشخص المصغي سيلخص ما سمعه |
| Bir süre olmaz gerçi çünkü hayat benim için hareketli bir hale geliyor. | Open Subtitles | ولن يكون لبرهة من الوقت لأن حياتي ستكون محمومة لي |
| Bir süre, durumu iyiydi. Sonra vahşi ve tahmin edilemez oldu. | Open Subtitles | لبرهة من الوقت، كانت حال أفضل بعدها أصبحت عنيفة أكثر وغريبة التصرفات |
| Kısa Bir süre. | Open Subtitles | و لكنى سافعل هذا لبرهة من الوقت |
| Sizi Bir süre daha beklemiyorduk. | Open Subtitles | لم نكن ننتظر حضورَك لبرهة من الزمن |