| Ama bir dahaki sefere bir dahaki sefere, konuşacak birinin olduğunu bileceksin. | Open Subtitles | ولكن، في المرة القادمة.. عليكِ أن تعرفة أنّ هناك شخص لتتحدثي معه |
| Arkadaşlarının hiçbiri yok, konuşacak kimse yok, tamamen yalnız. | Open Subtitles | لا أحد من أصدقائك هنا لا أحد لتتحدثي معه ستكونين وحيدة |
| Baş'la konuşacak konu çıktı sana işte. | Open Subtitles | سيوفر لكِ هذا شيئاً مهماً لتتحدثي مع الرأس بشأنه |
| Tanrılarla birlikte olduğunu çok iyi biliyorum lakin biraz daha burada bekleyeceğim olur da gelip konuşmak istersen gel ve konuş benimle ve ben de köylü ellerimle bir zamanlar olduğu gibi o güzel ve uzun saçlarını okşayayım. | Open Subtitles | أعرف جيداً أنكِ مع الآلهة، لكني سأبقى هنا لفترة، وإذا أردتِ ان تأتي لتتحدثي معي، فتعالي وتحدثي، |
| Paige, sadece bir kaç dakikan var, onunla konuş ve dış kapağı açan mavi kolu çekmesini sağla ki Sly uyduyu içeri yöneltebilsin. | Open Subtitles | لديك فقط دقائق معدودة لتتحدثي معه وجعله يسحب تلك الرافعة الزرقاء الكبيرة التي تفتح القمرة الخارجية ليتمكن سلاي من توجيه القمر الصناعي إلى الداخل |
| Merak etme, yeni tanıştığın o yaşlı adamla konuşmak için önünde bütün hafta sonu var. | Open Subtitles | ستكون لدينا نهاية عطلة الأسبوع بأكملها لتتحدثي مع الرجل المسنّ الذي التقيتِ به للتو |
| Bunları konuşmak için maçın geçmesini bekleyebilir misin? | Open Subtitles | أيمكنكِ الإنتظار لما بعد المباراة فحسب, لتتحدثي معه عن كل هذه الأمور؟ |
| Gerçekten eskiden çok iyiyseniz, şimdi konuşmanın tam sırası. | Open Subtitles | إذا كنتما أصدقاء جيدون بالفعل فالآن هو وقت جيد لتتحدثي معها |
| Nedense konuşacak birine ihtiyacın var diye hissediyorum? | Open Subtitles | لم لدي الإحساس أنك تحتاجين أحد لتتحدثي معه ؟ |
| Dinle eğer konuşacak birisine ihtiyacın olursa sadece bilmeni istedim ben buradayım. | Open Subtitles | أنصتي إذا احتاجت إلى شخص لتتحدثي إليه أردتك فقط أن تعرف |
| konuşacak bir doktor bulamadın mı? | Open Subtitles | هل وجدت طبيبا لتتحدثي إليه بعد؟ |
| Görüyorum ki, konuşacak bir şey bulmuşsunuz. Selam. | Open Subtitles | أرى أن لديكِ شيئاً لتتحدثي عنه |
| Eğer konuşacak birisine ihtiyacın varsa yada.. | Open Subtitles | إذا أحتجتي لشخص لتتحدثي إليه ...أو ربما .. لا أعلم ولكن |
| Onunla konuş diye mi sana para veriyorum? | Open Subtitles | أنا أدفع لك لتتحدثي معه؟ |
| Senin için ülkeyi geçtim. konuş benimle. | Open Subtitles | لقد عبرت القارات لتتحدثي الي |
| Dışarı çıkıp benimle konuş. | Open Subtitles | إن رغبتِ بالخروج لتتحدثي معي, |
| - Git konuş onunla. | Open Subtitles | فقط اذهبي لتتحدثي معها |
| Onunla konuşmak için Kış Ormanlarına gitmen gerekirdi. | Open Subtitles | لتتحدثي أليه عليكِ الذهاب إلى الغابة الشتوية |
| Çünkü evden Vincent ile konuşmak için çıktın. | Open Subtitles | لأنكِ غادرتِ لتتحدثي إلى فنسنت, ثم عندها |
| Yardımcı olabilirsem, ikinci bir görüş vermek için ya da sadece konuşmak için harika kahve yaparım ve çok iyi kanuni dava özeti hazırlarım. | Open Subtitles | إن أردت شخص للمشورة أو لتتحدثي إليه أنا أصنع كوب قهوة جيد بالمناسبة أنا محامي , ولست مقدم قهوة |
| Sizi arıyorlar. konuşmak için basın. | Open Subtitles | أتاك اتصال، اكبسي الزر لتتحدثي |
| Victoria'nın ölümü hakkında bildiğin varsa şimdi konuşmanın zamanı. | Open Subtitles | لو عرفتي أي شيء عن موت فيكتوريا الآن هو الوقت لتتحدثي به |