| Eğer bu cezalandırılacak bir durumsa tüm sorumluluğu üzerime almaya gönüllüyüm efendim. | Open Subtitles | اذا كنت لن تعطى المخالفة لأحد انا على استعداد تام لتحمل المسؤلية |
| Size soruyorum, yaptıklarınızın sorumluluğunu almaya hazır mısınız eğer bu bilgiyi o uçağa sokamazsam? | Open Subtitles | أسألك، هل انت مستعد لتحمل مسؤولية تصرفاتك اذا لم تكن هذه المعلومات على الطائرة؟ |
| Bu, Afrika'daki insanların artık yöneticilerinin yolsuzluklarına tahammül etmek istemediklerini gösteren bir hikayedir. | TED | هذه هي قصة عن حقيقة أن الناس في أفريقيا لم تعد على استعداد لتحمل الفساد من قادتهم. |
| Hazır değilse sonuçlarına katlanmak için ben hazırım. | Open Subtitles | حسنا ان لم تكن جاهزة انا جاهز لتحمل النتائج |
| İkincisi, araçların pillerini değiştirmesi ve daha uzak yerlere uçması ya da yükleri alması ya da taşıması için uçtukları otomatik yer istasyonları. | TED | الثانية هي مراكز أرضية آلية حيث تطير المركبات منها و إليها لتبديل البطاريات و لتطير لمسافة أبعد، أو لتحمل أو توصل أحمال. |
| Ben daha da fazla sorumluluk yetkimi fazlasıyla sunmayı dikkate alıyorum. | Open Subtitles | إننى أرى أننى سيكون لدى القدرة . لتحمل المزيد من المسؤولية |
| Bu işe dayanabilecek don, daha icat edilmedi de ondan. | Open Subtitles | لأن السراويل لم تُصمم إلى الآن لتحمل أعباء أعمالي. |
| Bütün sorumluluğu almaya hazırım ben. | Open Subtitles | حسناً , أنا مستعد لتحمل المسئولية كاملةً |
| Eğer başarısız olursak, tüm sorumluluğu üzerimize almaya hazır olmalıyız. | Open Subtitles | فى حالة فشل هذا الأمر يجب أن نكون مستعدين لتحمل المسئولية كاملة |
| Yaptığı hareketlerin sorumluluklarını üstüne almaya hazır olunca konuşuruz. O zamana kadar, ne biliyor musun? | Open Subtitles | عندما تكون مستعدة لتحمل مسؤولية أفعالها ، سنتناقش |
| Desteğimizi alabilirsiniz ancak ailenin sorumluluğunu almaya hazır olmalısın. | Open Subtitles | ..يمكنك أن تحصل على موافقتنا ولكن توميتا, يجب أن تكون مستعداً لتحمل مسؤولية وراثة العائلة |
| Sorumluluğu almaya hazırım efendim ama asıl endişem... - ...sıradakinin kim olduğu. | Open Subtitles | إسمع، أنا مستعد لتحمل كامل المسؤولية يا سيدي، لكنّني أكثر قلقاً على من التالي. |
| Yazılmakta olanları bir düşün. Sen sabırla bu iftiralara tahammül edebilirsin, fakat ben edemem. | Open Subtitles | كتب إليك، الإستمرار لكي يكتب عنك لديك صبر كبير لتحمل كل هذه الافتراءات |
| Buna daha fazla katlanmak zorunda değilim. | Open Subtitles | لستُ مضطرّةً لتحمل هذه السخافات بعد الآن. |
| Michael çocuklarını taşıması için Maggie'yi tutan çifti buldu. | Open Subtitles | تعقب (مايكل) الزوجين الذين استأجرا (ماغي) لتحمل طفلهما |
| DB: Evet. Bunlar yıldızlarda yazılı gibi söylemek istemiyorum çünkü yazılı değil ve bunun için sorumluluk almanız lazım. | TED | الإجابة تبدو لي نعم ولكن، لا أريد أن أؤكدها كأني أقرأها على النجوم لأن الأمر ليس كذلك، وتحتاجين لتحمل المسؤولية. |
| Her türlü salgına dayanabilecek yeni bir insan ırkı yaratmak. | Open Subtitles | إنشاء جيل جديد للجنس البشري قوي بما يكفي لتحمل أي طاعون |
| Öyle bir silah taşımak için özel birisi olman gerek. | Open Subtitles | عليكَ أن تكون نوعًا مميّزًا من الناس لتحمل هكذا سلاح. |
| dayanmak için çok güçlü olmalıyım. | Open Subtitles | يجب أن تكون شجاع , شجاع جدا لتحمل افتراءات الحياة |
| Genişlemeye dayanacak kadar esnek bir külot nasıl bulacağını sormuyorum bile. | TED | ولن أتسائل حتى كيف يجد سراويل مرنه بما يكفي لتحمل التمدد. |
| Yavrusu kutuplara yakın beslenme alanlarına yolculuğu kaldıracak gücü toplayana dek, anne 5 ay daha bu sularda mahsur kalacak. | Open Subtitles | الأمّ سَتَكُونُ محصورة هنا لمدة خمسة اشهر قادمة حتى يصبح عجلها قوي بما فيه الكفايةُ لتحمل الرحلة إلى مناطق الغذاء، قُرْب القطبين. |
| Nihayet, atmosferimizde, okyanuslarımızda ve gezegenimizde neden olduğumuz değişimler için sorumluluk üstlenmeye hazır görünüyoruz. | Open Subtitles | نبدو جاهزين أخيرا لتحمل مسؤولية التغييرات التى نسببها إلى طقسنا , محيطاتنا وكوكبنا |