Sam'e söylemek için buraya kadar gelmen büyük incelik. | Open Subtitles | هذا لطف منكِ ان تأتي كل هذه المسافة لتخبري سام بهذا |
Evet, yani hepimiz bunu sır tutmak için söz verdikten 15 dakika sonra Mike'a söylemek için bize yalvarıyordun. | Open Subtitles | نعم اعني بعد 15 دقيقة من عقدنا الاتفاق بحفظ السر كنت ترجيننا لتخبري مايك |
Annene söylemek için hiçbir neden yok. | Open Subtitles | ولا يعني انها حصلت عليها لا يوجد سبب لتخبري والدتك |
Anladım. Çocuğa büyük babasıyla güreşemeyeceğini söylemek için buradasın. | Open Subtitles | فأنتِ هنا، لتخبري الفتى أنه لا يستطيع أن يتصارع مع جدّه. |
Bir de ailene evlendiğini söylemek için ne kadar bekleyeceğin var. | Open Subtitles | وكم ستنتظرين لتخبري عائلتُك بأنكِ متزوجة. |
- Maeby'ye onun taşındığını söylemek için yeterli cesareti kendinde bulamadığından bunu düşünmesi mantıklı. | Open Subtitles | -هذا ملائم بإعتبار أنه لم يكن لديك الشجاعه لتخبري (مايبي) أنه أنتقل |
Kaçmak için mi yoksa Charlie'ye gerçeği söylemek için mi? | Open Subtitles | لتهربي أم لتخبري (تشارلي) بالحقيقة؟ |