| Yani buraya geri gelmene ve yaptıklarına minnettarım... ama telefonun hiç susmamasını göz önüne alırsak... geri dönmen gereken çok meşgul ve mutlu olduğun bir hayatın var. | Open Subtitles | اعني, اني اقدر عودتك, وكل شيء لكن واضح من هاتفك الذي استمر بالرنين لديك حياة حافلة ورائعة جداً, لتعودي إليها |
| Onları isteklendireceksin eve dönmen için ne yapman gerekiyorsa yapacaksın. | Open Subtitles | تحفزيهم افعلي ما عليك القيام به لتعودي للوطن |
| Kızgınsın biliyorum ama artık güvende olduğun evine dönme vaktin geldi. | Open Subtitles | أعرف أنّكِ غاضبة، لكن حان الوقت لتعودي للمنزل، حيث الأمان. |
| Seni büyüten benim ve en iyisini ben bilirim. Okula dönme zamanın geldi. | Open Subtitles | أنا أربيك وأعرف الأفضل لك، حان الوقت لتعودي إلى المدرسة. |
| Ve beni en çok kızdıran şey de, hep daha fazla acı çekmek için ona dönmek istemen. | Open Subtitles | وما يغضبني هو انك اكثر من مستعده لتعودي للمزيد |
| Bütün o şeyler, yaptıklarım sana dönecek bir dünya verebilmek için. | Open Subtitles | كل هذا الهراء، كل شيء فعلته كان من أجل أن تجدي مكانا لتعودي إليه |
| Hayır. Canımızı sıkmak için yapıyor. Geri dönmen için bir tuzak. | Open Subtitles | لا، إنه يفعل ذلك ليضايقنا إنها خدعة لتعودي |
| Çünkü ben bugün senin sahalara tekrardan dönmen için mükemmel bir gece olacakmış gibi hissediyorum. | Open Subtitles | لأنّي أشعرُ أنّ الليلة ستكون مثاليّة لتعودي للمواعدة، مثلاً، الآن. |
| Belki de bu yapman gereken şeye dönmen için bir fırsattır. | Open Subtitles | ربما هذه هي فرصتك لتعودي لما كان يفترض بكِ فعله |
| Sahalara geri dönmen çok iyi birşey. | Open Subtitles | أعتقد أنه أمر جيد بالنسبة لكٍ لتعودي إلى طبيّعتك |
| Değerli dostum, ay sonunda yurda dönmen gerektiği için çok endişelisindir. | Open Subtitles | صديقتي العزيزة كم من الممكن ان تكوني قلقه لتعودي للوطن في نهاية الشهر |
| Odana dönmen epey zaman aldı. | Open Subtitles | وهذا غريب وانتي اخذتي وقتا طويلا لتعودي لغرفتك. |
| Eşyaların için dönme vaktin gelmişti. | Open Subtitles | حان الوقت لتعودي من أجل أشيائكِ |
| Gel şimdi, yatağına dönme vaktin geldi. | Open Subtitles | حسنا انة الوقت لتعودي لسريرك |
| Eve dönme zamanın geldi. | Open Subtitles | لذلك حان الوقت لتعودي للمنزل. |
| Ben öldükten sonra, eve dönmek için hiçbir nedenin kalmayacak. - O zaman ne olacak? | Open Subtitles | عندما أموت وأُدفن لن يكون لديكِ أي سبب لتعودي للبيت، ماذا سيحدث وقتها ؟ |
| Peki ya sana geri dönmek için bir yol var dersem... | Open Subtitles | ...ماذا لو أخبرتك بأن هناك طريقة لتعودي مرة أخرى ؟ ... |
| En azından geri dönmek için , hırsızlıkta yeni bir kariyere sahip olursun. | Open Subtitles | على الأقل ستكون لديك مهنة جديدة كلصة لتعودي إليها. |
| Yarın, dönecek bir şey kalmayacak. | Open Subtitles | غداً لنْ يتبقى شيءٌ لتعودي إليه |
| Yarın, dönecek bir şey kalmayacak. | Open Subtitles | غداً لنْ يتبقى شيءٌ لتعودي إليه |
| Yani dönecek bir ailen yok mu? | Open Subtitles | أعني ألكِ عائلةٌ لتعودي لها ؟ |