| Dostum bu durumdan kurtulmak için bir sürü yalan söylemek lazım. | Open Subtitles | صديقي، سيأتي الوقت تضطر فيه لتكذب للحفاظ علي العلاقة. |
| Yalan söylenmesini beklediklerinde birilerine yalan söylemek en zor andır. | Open Subtitles | أصعب وقت لتكذب على شخص ما عندما يكون متوقع أن تكذب عليه |
| Chloe eğer zor durumda değilse bana asla yalan söylemez. | Open Subtitles | لم تكن لتكذب عليّ لو لم تكن مضطرّة. |
| Ne konuda yalan söylemeye mecbur olacağını düşünüyorsun? | Open Subtitles | ما الذي كنت تشعر بأنك مجبور لتكذب بشأنه؟ |
| Sanırım kendini bana yalan söyleyecek kadar çok onurlu biri sanıyorsun, ama belki de yanlış biliyorsun. | Open Subtitles | أعتقد أنك تعتبر نفسك نزيها للغايه لتكذب على لكن ربما تم اعلامك خطئا |
| Dolayısıyla bana yalan söylemene de gerek yok. | Open Subtitles | لا يمكنني أن أطردك، لا سبب لتخافني و بالتالي لا سبب لتكذب |
| Kim olduğun hakkında bana yalan söylemek için ondan yardım istedin o da iyi bir dalkavuk olduğundan gelip suratıma karşı yalan söyledi | Open Subtitles | لقد لجأت إليها لتكذب عليّ بخصوص حقيقتك وبحكم أنّها لا تستطيع أن ترّد لك طلب أتت إليّ وقامت بالكذب عليّ |
| Kim olduğun hakkında bana yalan söylemek için ondan yardım istedin o da iyi bir dalkavuk olduğundan gelip suratıma karşı yalan söyledi | Open Subtitles | لقد لجأت إليها لتكذب عليّ بخصوص حقيقتك وبحكم أنّها لا تستطيع أن ترّد لك طلب أتت إليّ وقامت بالكذب عليّ |
| Ve sonra seninde daha fazla yalan söylemek için 20 saniyen olacak. | Open Subtitles | ثم يكون لديك 20 ثانية لتكذب أكثر |
| Bana yalan söylemek iyi bir fikir değildir. | Open Subtitles | هذه ليست فكرة جيدة لتكذب عليّ، حسناً؟ |
| Arkadaşlar yalan söylemez. | Open Subtitles | ما كانت الصديقة لتكذب. |
| Bana yalan söylemez. | Open Subtitles | ما كانت لتكذب عليّ - |
| - Bana yalan söylemez. | Open Subtitles | -لم تكن لتكذب علي . |
| Kimse seni dışarı çıkıp saatlerce kötü adamlarla savaşmaya zorlamıyor kimse seni arkadaşlarına tekrar tekrar yalan söylemeye zorlamıyor. | Open Subtitles | لم يرغمك أحد على قضاء ساعات الليل تقاتل الأشرار كما لم يرغمك أحد لتكذب على اصدقائك مرارًا وتكرارًا. |
| Ama yine de Jane'i lanetin olduğuna dair yalan söylemeye zorladın. | Open Subtitles | (لكن مازالَ لديكَ (جاين لتقول انها كانت توجد لتكذب |
| Anneni yalan söylemeye zorladım. | Open Subtitles | ظغطت على والدتك لتكذب |
| Babası için yalan söyleyecek kadar babasını düşünüyorsa-- | Open Subtitles | إن كانت تهتمّ لأمر أبيها بما يكفي لتكذب من أجله... |
| Bu konuda yalan söyleyecek kadar ahlaklısın demek. | Open Subtitles | كان يجب أن يكون لديك أدبٌ لتكذب حول تلك |
| Onu korumak için yalan söyleyecek kadar aptalsan-- Alt tarafı mısır cipsi. | Open Subtitles | لو كنت غبياً بما يكفي لتكذب من أجله |
| Bize yalan söylemene gerek yok. | Open Subtitles | لست بحاجة لتكذب علينا. |
| Yoksa neden Jenna bize yalan söylesin ki? | Open Subtitles | وإلا لماذا كانت "جينا" لتكذب علينا؟ |
| Neden, bana tekrar yalan söylemesi için, ona bir şans daha vereyim ki? | Open Subtitles | لمَ أعطيها فرصة أخرى لتكذب عليّ ؟ |