| Teşekkür için gelmezdim buraya. Bu nezaketsizlik olurdu. | Open Subtitles | لم آتِ هنا لتلقّي الشكر، فستكون هذه فظاظة |
| Arkadaşın ve yaralanan kişi tıbbi müdahale için gitti. | Open Subtitles | صديقتك والتي أصيبت، غادرا لتلقّي العناية الطبية. |
| Ama dinozor gibilerdir. Yerle bir etmek için tasarlanmışlar. | Open Subtitles | لكنّهن مثل الديناصورات نوعًا ما، فقد صُممنّ لتلقّي الضربات. |
| Buyurun, Kaptan. Kral'ın emirlerini yerine getirmek için hazırda bekliyoruz! | Open Subtitles | نعم، حضرةَ القبطان مستعدّون لتلقّي أوامر الملك |
| Bir zamanlar senin için kurşun yerdim biliyor musun? | Open Subtitles | أتعلم، في وقت ما كنت مستعداً لتلقّي رصاصة من أجلك |
| Hepiniz zavallı türünüze bahşedilmiş en büyük onura kavuşmak için seçilmiş bulunuyorsunuz. | Open Subtitles | تم اختياركم جميعًا لتلقّي أعلى شرف يحظى به جنسكم الحقير. |
| Böylece bir daha kimse senin için merminin önüne atlamaz. | Open Subtitles | هكذا لن يضطر أحد لتلقّي رصاصة عنك مجددًا. |
| Üstüme atlayıp beni ezmen için tamamen savunmasızım. | Open Subtitles | أنا مهيّأ تماماً لتلقّي الضربة القاضية |
| Telefonla konuşmak için eve gitti. Birazdan gelir. | Open Subtitles | عاد للبيت لتلقّي مكالمة، سيعود سريعًا. |
| - Ben bir şeyleri açığa çıkarmak için iş yapmam Maggie. | Open Subtitles | لا أفعل الأشياء لتلقّي المخاطر ماغي. |
| - Terapiye gitmesi için para veririz. | Open Subtitles | سنجعله يذهب لتلقّي العلاج |
| Daha çok oh olsun demek için geldim. | Open Subtitles | بل لتلقّي الإعجاب |
| Burada müzik dersi için bulunmuyorum. Bu kızı tanıyor musun? | Open Subtitles | لستُ هنا لتلقّي دروس بالعزف |
| Ve sonrasında Derek Logan'ı yok ettin. Yaşıtlarının zevki için. Ve bundan keyif alın. | Open Subtitles | وبعدها قمتِ بتدمير (ديريك لوغان) لتلقّي السرور من زملائك وقد إستمتعتِ بذلك |
| Stone, canavar ortaya çıkınca tayfölçeri canavardan enerji frekansı almak için kullanacak ve doğru boyutu bulmaya çalışacak. | Open Subtitles | (ستون) سيستخدم المطياف لتلقّي بصمة الطاقة من الوحش حين يظهر، وسأستخدم البصمة للاتّصال بالبُعد المناسب. |