| Şansına, o herif derdime dert eklemekten başka bir işe yaramazdı. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّ ذلك الرجل لم يشكّل إلاّ مصدر إزعاج لي |
| Şansına bunu telafi etmen için bir yol buldum. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّي وجدت طريقة تعوّضني بها عن ذلك. |
| Şanslısın ki arkadaşız yoksa çoktan seni öldürmüştüm. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّنا صديقان، وإلّا لقتلتك في الحال. |
| Ne Şanlısın. | Open Subtitles | لحسن حظّك |
| Canım hiç ceset gömmek istemediği için şanslısın. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّي لا أشعر برغبة في دفن جثمان. |
| Ona sahip olduğun için çok şanslısın kardeşim. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّها تعتني بك يا أخي. |
| Tamam, Şansına elimde boş vakitten bol şey yok. | Open Subtitles | حسنٌ، لحسن حظّك أملك بعض وقت الفراغ |
| Şansına, senin kurabiyelerin aklıma gelecek en son şey. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّ أمورك آخر ما يشغل بالي |
| Ama Şansına, benim o konuda fahri doktorluğum var. | Open Subtitles | لكن لحسن حظّك أحمل دكتوراه فخريّة بها. |
| - Şansına o listede aşağılara indin. Gerçekten mi? | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّك زُحزحت عن تلك القائمة. |
| Ama Şansına bugün pek susamamış. | Open Subtitles | إنها لحسن حظّك لا تشعر بظمأ فائق اليوم. |
| Şansına kendimi hiç bir Gezgin olarak görmedim. | Open Subtitles | لحسن حظّك لا أعتبر نفسي منهم. |
| - Şanslısın ki gücümü şu cadıya saklıyorum. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّي أوفّر قوّتي لتلك الساحرة |
| Ama Şanslısın ki yardımcı olabilecek birisini tanıyorum. | Open Subtitles | لحسن حظّك أعرف أحدًا بوسعه المساعدة. |
| Şanslısın ki kadınlara vurmayı sevmiyorum. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّي لا أحب ضرب النساء. |
| Şanlısın. | Open Subtitles | يا لحسن حظّك |
| - Öyle mi? O gün ayrıldığın için şanslısın, yoksa seni de gömmüş olurdum. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّك رحلت ذلك اليوم وإلا كنت سأدفنك أيضاً. |
| Ona sahip olduğun için çok şanslısın kardeşim. | Open Subtitles | لحسن حظّك أنّها تعتني بك يا أخي. |
| Ama şanslısınız... sadece benim. | Open Subtitles | لكن لحسن حظّك أنّها كانت أنا فحسب |