| Seni ondan korumak için, vaktinde dönerim. -Hoşça kal, sevgilim. | Open Subtitles | لا تقلقى يا عزيزتى سأعود فى الوقت المناسب لحمايتكِ منها |
| Endişelenme, sevgilim. Seni ondan korumak için, vaktinde dönerim. | Open Subtitles | لا تقلقى يا عزيزتى سأعود فى الوقت المناسب لحمايتكِ منها |
| Seni de seviyor. Seni korumak için bu kadar zahmete giriyor. | Open Subtitles | هو بالتأكيد يُحبك وسوف يفعل المستحيل لحمايتكِ |
| Babanın seni koruması için kiraladığı adamın biri, ajanlarımdan birini öldürmeye çalıştı. | Open Subtitles | أحد الرجال الذين استأجرهم والدكِ لحمايتكِ حاول للتو قتل احدى عميلاتنا |
| Beni canavardan koruyacak bir hatıra vermek yok mu? | Open Subtitles | ماذا,انها لاتعتبر تذكار لحمايتكِ من الوحش؟ |
| - Ama seni korumak içindi. Peşimizde insanlar vardı. | Open Subtitles | -ولكن كان ذلك لحمايتكِ ، فقد كان الناس يتتبّعونا |
| Bunca zaman uzak durmamın tek nedeni seni korumaktı. | Open Subtitles | السبب الوحيد الذي جعلني أبعد كُل تلك المدة ،كان لحمايتكِ. |
| Beni iyi dinle. Buraya seni korumaya geldim. Seni, anneni ve babanı korumaya. | Open Subtitles | أنا هنا لحمايتكِ ، لحمايتكِ أنتِ ووالدتكِ ووالدكِ |
| Kendi kendime seni korumak için yaptığımı söyledim. | Open Subtitles | لقد حاولتُ أن أخبر نفسي بأني إنما فعلتُ هذا لحمايتكِ |
| Onu seni korumak için söyledim. Başka ne yapabilirdim? | Open Subtitles | كان ذلك لحمايتكِ, ما الذي كان عليّ أن افعلهُ |
| Eğer tehdit ediliyorsan ofisin seni korumak için alabileceği önlemler var. | Open Subtitles | إذا كنتِ مهددة، هُنالك إجراءات يقوم بها المركز لحمايتكِ. |
| Seni korumak için. Bununla izini sürebilirler. | Open Subtitles | لحمايتكِ حيث بأمكانهن الوصول اليك عن طريقه |
| Seni korumak için orada olmazsam. | Open Subtitles | يمكن ذلك إذا لم أكن متواجدا لحمايتكِ |
| Seni ve kardeşlerini korumak için yapmam gerekeni yaptım. | Open Subtitles | فعلت مايجب فعله لحمايتكِ أنتِ وأخواتكِ |
| Andie, bu ilaç hem seni hemde sevdiklerini korumak için tek yol. | Open Subtitles | {\pos(190,235)} (آندي)، هذا الدواء هو الحل الوحيد لحمايتكِ وحماية من تهتمين بأمرهم |
| Tahminimce annen seni koruması için oldukça yetenekli birini tuttu. | Open Subtitles | أظن والدتكِ أستأجرت شخصاً ماً ماهر للغاية لحمايتكِ. |
| Sizi kişisel olarak koruması için en iyi adamlarımdan oluşan bir bölük ayarlayacağım. | Open Subtitles | و سأُعيّن مجموعة من أفضل رجالي لحمايتكِ شخصياً |
| Yol boyunca sizi koruyacak birileri olacak. | Open Subtitles | لدينا شخص لحمايتكِ خلال كل ذلك |
| Seni korurum. Şu ana kadar yaptığım her şey seni korumak içindi. | Open Subtitles | سأحميكِ كٌل ما فعلته كان لحمايتكِ |
| Emirlerimiz seni ve doktoru korumaktı, hepsi bu. | Open Subtitles | أوامرنا كان لحمايتكِ وحماية الدكتورة |
| Elimden geldiğince seni korumaya uğraşıyorum! | Open Subtitles | محاولة بذل قصارى جهدي لحمايتكِ |
| Hanginizi korumam gerektiğini bilmiyorum. Seni, onu ya da ikinizi de. | Open Subtitles | و لا أعرف ما إن كنت أحتاج لحمايتكِ أو حمايته، أو كليكما |
| Beni korumana ihtiyacım var, böylelikle başladığım şeyi bitirebileyim. | Open Subtitles | وأنا بحاجه لحمايتكِ لأنهي ما بدأتهُ |